Haberebakis.com
Rize’nin Çamlıhemşin ilçesinde yer alan ve birinci derece doğal SİT alanı statüsüne sahip Fırtına Vadisi için verilen kritik yargı kararı kesinleşti. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın koruma derecesini düşürmeye yönelik işlemi, Rize İdare Mahkemesi’nin ardından istinaf mahkemesi tarafından da hukuka aykırı bulundu. Kararla birlikte vadide yeni yapılaşma ve yoğun turizm faaliyetlerinin önü kesildi.
YARGIDAN SİT DÜŞÜRMEYE DUR!
Rize İdare Mahkemesi, Fırtına Vadisi’nin doğal SİT statüsünü düşürmeyi amaçlayan idari işlemi yürütmeyi durdurma kararıyla iptal etmişti. Bakanlığın bu karara karşı yaptığı istinaf başvurusu, Samsun Bölge İdare Mahkemesi tarafından reddedildi. Böylece yerel mahkemenin kararı onandı ve süreç hukuken kesinleşti.
BAKANLIĞIN DÜZENLEMESİ NEYİ HEDEFLİYORDU?
2024 yılı başında alınan kararla bakanlık, Fırtına Vadisi’ni etaplara ayırarak birinci derece doğal SİT alanlarının bir bölümünü ikinci ve üçüncü dereceye düşürmeyi planladı. Bu değişiklik, mevzuat kapsamında “kesin korunacak hassas alan” statüsündeki bölgelerin “nitelikli doğal koruma alanı” ve “sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı”na dönüştürülmesini içeriyordu. Düzenleme hayata geçseydi dere kenarları, orman alanları ve eski çayırlar yapılaşma ve günübirlik turizme açılabilecekti.
MÜCADELE SONUÇ VERDİ
Karara karşı bölge halkı, çevre örgütleri ve yaşam savunucuları uzun süre eylemler düzenledi. Açılan davada Rize İdare Mahkemesi, bakanlığın “1. etap” olarak tanımladığı alanlarda yapılan statü değişikliğini hukuka aykırı buldu. İstinaf sürecinin de reddedilmesiyle birlikte, Fırtına Vadisi’nde koruma statüsünün düşürülmesi girişimi tamamen durduruldu.
BİLİRKİŞİ RAPORU BELİRLEYİCİ OLDU
Mahkeme sürecinde yedi üniversite öğretim üyesinden oluşan bilirkişi heyeti vadide keşif yaptı. Hazırlanan raporda, bakanlığın dayanak gösterdiği “ekolojik temelli raporun” bilimsel ve sahaya dayalı olmadığı tespit edildi. Flora ve fauna çalışmalarının yapılmadığı, biyolojik çeşitliliğin göz ardı edildiği ve havza bütünlüğünün parçalı ele alındığı vurgulandı.
HAVZA BÜTÜNLÜĞÜ VURGUSU
Kararı değerlendiren Fırtına Vadisi Yok Olmasın Platformu, vadinin etaplara ayrılarak parçalanmak istendiğine dikkat çekti. Açıklamada, bölgenin doğal yaşlı ormanları, ana dere yatağı, Hemşin köyleri ve yaylalarıyla bütüncül bir ekosistem olduğu vurgulandı. Platform, kararın ekolojik bütünlüğün korunması açısından hayati önemde olduğunu belirtti.
MADEN VE KİTLE TURİZMİ RİSKİ
Platformun açıklamasında, statü düşürülmesi halinde maden ocakları dahil olmak üzere birçok yıkıcı faaliyetin önünün açılacağına dikkat çekildi. Hedefin, tüm vadinin Ayder Yaylası’nda yaşanan yoğun kitle turizmi modeline dönüştürülmesi olduğu ifade edildi. Mahkemenin iptal kararıyla bu senaryonun engellendiği belirtildi.
İTİRAZ YOLU KAPANDI
Mahkeme, bilirkişi raporundaki gerekçeleri yeterli bularak kararın kamu yararı taşımadığına hükmetti. Platform, 200 kişiyle açılan davada verilen kararın nihai olduğunu ve bakanlığın başvurabileceği başka bir itiraz yolu kalmadığını açıkladı.
BUNDAN SONRA NE OLACAK?
Yargı kararının kesinleşmesiyle birlikte Fırtına Vadisi’nde mevcut birinci derece doğal SİT statüsü korunacak. Uzmanlar, kararın yalnızca Fırtına Vadisi için değil, Türkiye genelindeki benzer doğal alanlar için de emsal niteliği taşıdığına dikkat çekiyor.
