Haberebakis.com
Türkiye’de ekonomik kriz ve yükseköğretim alanındaki nitelik tartışmaları, üniversite öğrencilerini eğitimden uzaklaştırdı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in verdiği resmi yanıta göre 2025 yılında 57 bin 437 öğrenci üniversite eğitimini dondurdu. 2020-2025 döneminde ise toplam 453 bin 852 öğrenci öğrenimine ara verdi. Veriler, yükseköğretimdeki tabloya ilişkin dikkat çekici bir eğilime işaret etti.
453 BİN 852 ÖĞRENCİ ÖĞRENİMİNİ DONDURDU
CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, öğrenimini donduran üniversite öğrencilerinin sayısına ilişkin soru önergesini Yusuf Tekin’e yöneltti. Bakan Tekin’in verdiği yanıta göre 2025 yılında 57 bin 437 öğrenci üniversite eğitimini dondurdu.
Bakanlık verileri, 2020-2025 döneminde ise toplam 453 bin 852 öğrencinin kaydını dondurduğunu ortaya koydu. Bu rakam, son beş yılda yarım milyona yaklaşan bir öğrenci kitlesinin yükseköğretime ara verdiğini gösteriyor.
EKONOMİK KRİZ VE YÜKSEKÖĞRETİM
Bekir Başevirgen, yaptığı değerlendirmede ekonomik zorluklar ile eğitimin niteliğindeki bozulmanın gençleri üniversitelerden uzaklaştırdığını savundu. Türkiye’de özellikle 2020 yılı itibarıyla derinleşen ekonomik sorunların öğrenciler üzerinde doğrudan etkili olduğunu belirtti.
Barınma, kira, ulaşım ve temel yaşam giderlerindeki artışın öğrenciler ve aileleri için karşılanamaz seviyelere ulaştığını ifade eden Başevirgen, “Üniversite kazanmak yetmiyor, üniversitede kalabilmek artık lüks haline geldi” dedi.
HER İLE BİR ÜNİVERSİTE POLİTİKASI TARTIŞMASI
İktidarın “Her ile bir üniversite” politikası kapsamında açılan üniversitelerin, yükseköğretimde nicelik artışı sağladığı ancak nitelik tartışmalarını da beraberinde getirdiği uzun süredir gündemde. Akademik kadro yetersizlikleri, altyapı eksiklikleri ve barınma sorunları, öğrencilerin eğitim sürecini etkileyen başlıca başlıklar arasında yer alıyor.
Başverilen soru önergesine verilen resmi yanıt, ekonomik kriz ile yükseköğretimdeki yapısal sorunların birleştiğinde ortaya çıkan tabloyu rakamlarla ortaya koydu.
BU VERİLER NE ANLAMA GELİYOR?
Uzmanlara göre öğrenim dondurma oranlarının artması, öğrencilerin maddi ya da psikososyal nedenlerle eğitimden geçici ya da kalıcı olarak kopma riski taşıdığını gösteriyor. Yükseköğretimde sürdürülebilirlik açısından bu eğilim, uzun vadede mezun sayısı, iş gücü niteliği ve sosyal hareketlilik üzerinde etkili olabilir.
Öğrencilerin büyük bölümünün öğrenim dondurma gerekçeleri arasında ekonomik yetersizlik, barınma krizi ve çalışma zorunluluğu öne çıkıyor. Resmi veriler, son beş yılda üniversite sisteminde ciddi bir kırılma yaşandığını ortaya koyuyor.
OLASI ETKİLER VE SENARYOLAR
453 bin 852 öğrencinin öğrenimine ara vermesi, yükseköğretimde devamlılık oranlarını doğrudan etkileyebilir. Bu durum, üniversitelerin kontenjan planlamasından kamu bütçe hesaplamalarına kadar birçok alanda zincirleme sonuçlar doğurabilir.
Ekonomik göstergelerde iyileşme sağlanmadığı sürece üniversite öğrencilerinin eğitim süreçlerinde benzer eğilimlerin sürmesi bekleniyor. Eğitim politikalarında yapılacak düzenlemeler ve öğrencilere yönelik destek mekanizmaları, önümüzdeki dönemin belirleyici unsurları olacak.
Milli Eğitim Bakanlığı verileri, Türkiye’de üniversite öğrencilerinin önemli bir bölümünün ekonomik kriz ve yapısal sorunlar nedeniyle öğrenimine ara verdiğini gösteriyor. 2020-2025 döneminde 453 bin 852 öğrencinin kaydını dondurması, yükseköğretimde alarm veren bir tabloyu ortaya koyuyor.
Kaynak: Birgün
