Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Eğitim-Sen’den ‘tahribat’ raporu!

Okullar yarıyıl tatiline girerken Eğitim Sen’in yayımladığı rapor, 2025-2026 eğitim öğretim yılının ilk yarısında öğretmen açığı, çocuk yoksulluğu, hijyen krizi ve dinselleştirme uygulamalarının derinleştiğini ortaya koydu.

Okullar yarıyıl tatiline girerken Eğitim Sen’in yayımladığı rapor, 2025-2026 eğitim

Haberebakis.com


Eğitim Sen’in 2025-2026 eğitim öğretim yılının ilk yarısına ilişkin yayımladığı rapor, Türkiye’de eğitimin hangi koşullarda sürdürüldüğünü gözler önüne serdi. Rapora göre ilk yarıyıl; öğretmen açığı, temizlik ve hijyen sorunları, çocuk yoksulluğu, artan şiddet vakaları, çocuk işçiliği ve eğitimin dinselleştirilmesi uygulamalarıyla geçti. Sendika, bu tablonun kamusal eğitim anlayışından uzaklaşmanın doğrudan sonucu olduğunu vurguladı.

EĞİTİM KAMUSAL HAKTAN ÇIKARILIYOR
Raporda, eğitimin kamusal bir hak olmaktan çıkarılarak piyasa ve siyasal tercihler doğrultusunda yeniden şekillendirildiği belirtildi. Yüz binlerce öğretmen atama beklerken okullarda derslerin ücretli ve alan dışı öğretmenlerle yürütüldüğü ifade edildi. Yardımcı personel eksikliği nedeniyle birçok okulda temizlik işlerinin öğretmenlerin ve öğrencilerin “gönüllülüğüne” bırakıldığı aktarıldı. Bu durumun hem sağlık hem de eğitim kalitesi açısından ciddi riskler doğurduğu kaydedildi.

ÖZEL SEKTÖRÜN PAYI BÜYÜYOR
Milli Eğitim Bakanlığı’nın örgün eğitim istatistiklerine dayandırılan verilerde, okulöncesi eğitimde özel sektörün payındaki artış dikkat çekti. Rapora göre özel öğretimin payı yalnızca bir yılda yüzde 36’dan yüzde 41’e yükseldi. Bu artışın, kamusal eğitim yerine piyasacı anlayışın güçlendiğini gösterdiği belirtildi. Devlet okullarının kapatılması ya da dönüştürülmesiyle birlikte özel okulların yaygınlaşmasının, gelir düzeyi düşük aileler için eğitime erişimi daha da zorlaştırdığı vurgulandı.

DİNSELLEŞTİRME PROJELERİ DERİNLEŞİYOR
Raporda, en dikkat çekici artışın Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı 4-6 yaş Kur’an kurslarında yaşandığına işaret edildi. Bu alandaki kurum sayısının ve bu kurslara giden çocuk sayısının yüzde 33 arttığı aktarıldı.
‘Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum’ (ÇEDES) projesi kapsamında okullara “manevi danışman” görevlendirilmesinin laiklik ilkesini zedelediği ifade edildi. Diyanet ve çeşitli dini vakıf ve derneklerle yapılan protokollerin, eğitimin içeriğini dönüştürdüğü savunuldu. Ordu’da 336 din görevlisinin okullara atandığı hatırlatıldı. Sendika, bu uygulamaların derhal sonlandırılması çağrısında bulundu.

MESEM UYGULAMASI ELEŞTİRİLDİ
Eğitim Sen, Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) uygulamasının çocuk işçiliğini “beceri eğitimi” adı altında meşrulaştırdığını savundu. Rapora göre MESEM’ler, yoksul aileler için fiilen zorunlu bir tercih haline geldi. Bu uygulamayla birlikte 12 yıllık zorunlu eğitimin fiilen 8 yıla indirildiği belirtildi.
Raporda, MESEM’lere kayıtlı en az 17 çocuğun iş cinayetlerinde hayatını kaybettiği anımsatıldı. Son 10 yılda çırak ve stajyerlerin toplam sigortalılar içindeki oranının yüzde 4’ten yüzde 10’a çıkması da dikkat çekici bir veri olarak sunuldu.

ÇOCUK İŞÇİLİĞİ VE OKULDAN KOPUŞ
Rapora göre Türkiye’de yaklaşık 2,3 milyon çocuk işçi bulunuyor. Son 12 yılda en az 770 çocuk iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Çocuk yoksulluğunun ülkedeki en büyük yapısal sorunlardan biri olduğu belirtilirken, 611 bin 612 çocuğun okul dışında kaldığı ifade edildi. Bu çocukların yaklaşık yarısının kız çocukları olduğu bilgisi paylaşıldı.

YOKSULLUK EĞİTİMİ VURUYOR
Raporda çocuk yoksulluğunun eğitim hakkını doğrudan etkilediği vurgulandı. Türkiye’de 5 milyondan fazla çocuğun yoksulluk sınırının altında yaşadığı, çok sayıda öğrencinin okula aç gittiği ifade edildi. Yetersiz beslenen çocukların devamsızlık oranının yüzde 15 arttığı, mezuniyet oranının yüzde 25 düştüğü ve zihinsel gelişimlerinde ortalama 20 puanlık gerileme yaşandığı kaydedildi.
Sendika, okullarda bir öğün ücretsiz yemek uygulamasının bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.

DEPREM BÖLGELERİNDE EĞİTİM KRİZİ
Raporda, 6 Şubat depremlerinden en çok etkilenen Maraş, Adıyaman, Hatay, Malatya ve Osmaniye gibi illerde birçok okulun hâlâ konteyner sınıflarda ya da hasarlı binalarda eğitim verdiği belirtildi. Bu durumun hem öğrencilerin güvenliğini hem de eğitim sürekliliğini tehdit ettiği ifade edildi.

HİJYEN VE TEMİZLİK SORUNU
Türkiye genelinde 60 bini aşkın devlet okulunda yalnızca 49 bin 578 kadrolu temizlik personelinin görev yaptığına dikkat çekildi. Birçok okulda tek bir temizlik görevlisinin dahi bulunmadığı, bunun çocukların sağlığını tehdit ettiği belirtildi.

ÖĞRETMENLERİN ALIM GÜCÜ ERİYOR
Rapora göre öğretmenlerin alım gücü hızla düşüyor. Göreve yeni başlayan bir öğretmenin maaşıyla alabildiği çeyrek altın sayısı bir yılda 10’dan 7’ye geriledi. Norm fazlası öğretmenlerin resen atamalarla mağdur edildiği ifade edilirken, ataması yapılmayan öğretmenlerin güvencesizlik ve yoksullukla karşı karşıya kaldığı vurgulandı.
Yaklaşık 90 bin ücretli öğretmenin asgari ücretin altında maaşla ve yalnızca 15 günlük sigorta üzerinden çalıştırıldığı belirtildi. Yüz bine yakın öğretmen açığının ücretli öğretmenlik yoluyla kapatılmaya çalışıldığı da aktarıldı.

ŞİDDET VE GÜVENSİZLİK ARTIYOR
Raporda okullarda şiddetin sistematik hale geldiği, öğretmen ve öğrencilerin can güvenliğinin tehlikeye girdiği ifade edildi. Eğitim Sen, bu tablonun kamusal eğitim politikalarından uzaklaşan iktidar anlayışının sonucu olduğunu savundu.

KAYIP BİR DÖNEM
Sendika, yarıyıl tatiline girilirken ortaya çıkan tablonun “bir dönemin daha kaybedildiğini” gösterdiğini vurguladı. Eşit, parasız, laik ve bilimsel eğitimin sağlanmasının devletin sorumluluğu olduğu hatırlatıldı. Yapısal sorunlar çözülmedikçe krizin ikinci yarıyılda da devam edeceği uyarısı yapıldı.

google-site-verification=pKYdm1P9QWf8S82xedMpcv7sapcdzwpHCvR_FPmt-LI