Haberebakis.com
Gümüşhane’nin Kürtün ilçesine bağlı Taşlıca Köyü sınırlarındaki Kızıl Ali Yaylası’nda ormanlık alanda ağaç kesimi yapılacağı ve damgalama işlemlerinin gerçekleştirildiği iddiaları kamuoyunda tartışma yarattı. GÜDAP, söz konusu alanın ekolojik değerinin yanı sıra inançsal açıdan da kutsal olduğunu vurgulayarak kesimlere karşı mücadele edeceklerini açıkladı.
KIZIL ALİ YAYLASI TARTIŞMASI
Kızıl Ali Yaylası’nda ormanlık alanlarda işaretleme ve damgalama yapıldığı yönündeki iddialar, bölge halkı ve sivil toplum kuruluşlarının tepkisini çekti. Yaylanın yalnızca doğal bir alan değil, aynı zamanda yüzyıllardır sürdürülen inanç pratiklerinin merkezi olduğu ifade ediliyor. Bu nedenle planlanan ağaç kesimlerinin çevresel sonuçlarının yanı sıra kültürel ve inançsal etkileri de tartışma konusu oldu.
GÜDAP’TAN SERT AÇIKLAMA
Gümüşhaneliler Kültür Sanat Çevre ve Sosyal Dayanışma Derneği, yaşananları sıradan bir çevresel müdahale olarak görmediklerini açıkladı. Dernek, Kızıl Ali Yaylası’ndaki uygulamaların “doğa kıyımı ve inanç talanı” anlamına geldiğini savundu. Açıklamada, bölgenin Karadeniz Aleviliği ve Güvenç Abdal Ocağı açısından kutsal bir mekân olduğu özellikle vurgulandı.
KUTSAL MEKÂN VURGUSU
GÜDAP Yönetim Kurulu adına konuşan Dernek Başkanı Kamil Koç, kesimlerin yapıldığı alanın inanç açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Koç, “Bu coğrafyada ormanlar, dağlar ve sular yalnızca doğal varlıklar değil; inancın ve yaşamın ayrılmaz parçalarıdır” ifadelerini kullandı. Kızıl Ali Yaylası’nın, Karadeniz Aleviliği inancında kuşaktan kuşağa aktarılan bir manevi merkez olduğu belirtildi.
GÜVENÇ ABDAL MİRASI TEHLİKEDE!
Koç, yapılması planlanan kesimlerin Güvenç Abdal’ın yüzyıllar öncesinden bugüne taşınan manevi mirasını hedef aldığını söyledi. Yöre halkının doğayla kurduğu kadim bağın bu alanlarda somutlaştığını belirten Koç, Alevi-Bektaşi inanç kültürünün doğal mekânlarla bütünleşik olduğunu ifade etti. Bu nedenle ağaç kesimlerinin yalnızca çevresel değil, doğrudan kültürel ve inançsal bir yıkım anlamına geldiği vurgulandı.
ŞEFFAFLIK ELEŞTİRİSİ
GÜDAP, sürecin nasıl yürütüldüğüne dair kamuoyunun yeterince bilgilendirilmediğini savundu. Kamil Koç, kesimlerin hangi yasal gerekçelere dayandığının açıklanmadığını belirterek, şeffaflık eksikliğine dikkat çekti. Yetkililerin kamuoyunu bilgilendirmemesi, endişeleri daha da artıran bir unsur olarak öne çıktı.
HUKUKİ SÜREÇ BAŞLATILACAK
Dernek, Kızıl Ali Yaylası’nda planlanan faaliyetlere karşı hukuki yollara başvuracaklarını açıkladı. Koç, “Derneğimiz, inanç ve çevre değerlerimizi koruma adına sorumlular hakkında gerekli tüm hukuki süreçleri başlatacaktır” dedi. GÜDAP, hem doğanın hem de Güvenç Abdal’dan kalan manevi mirasın korunması için mücadele edeceklerini kaydetti.
BU GELİŞME BÖLGEYİ NASIL ETKİLEYECEK?
Kızıl Ali Yaylası’nda yapılması planlanan kesimlerin hayata geçmesi halinde, bölgenin ekolojik dengesi kadar inanç turizmi ve yerel toplumsal hafıza da etkilenebilir. Bölge halkı, doğayla iç içe geçmiş inanç mekânlarının zarar görmesinin geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurabileceğini ifade ediyor. Kızıl Ali Yaylası’nda yaşanan tartışma, Türkiye’de doğal alanlar ile inanç mekânlarının korunması konusundaki hassasiyeti bir kez daha gündeme taşıdı. Yetkililerin nasıl bir adım atacağı ve sürecin nasıl şekilleneceği merak edilirken, gözler yapılacak resmi açıklamalara çevrildi.
