Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Diyarbakır Etik Medya Zirvesi: Sansüre karşı yerel izleme kuruluyor

Basın Konseyi Liderliği ve Tüm İletişim ve Medya Federasyonu (TİMEF) ortaklığıyla Diyarbakır’da yürütülen Etik Gazetecilik Projesi kapsamında, medyaya yönelik sansür ve hak ihlallerini anlık raporlamak üzere yerel izleme birimleri kurulması kararı alındı.

Basın Konseyi Liderliği ve Tüm İletişim ve Medya Federasyonu (TİMEF)

haberebakis.com

Diyarbakır Etik Medya Zirvesi: Sansüre Karşı Yerel İzleme Kuruluyor
-Basın Konseyi ve TİMEF öncülüğünde düzenlenen iki günlük programda hak ihlallerini anlık raporlayacak yerel medya izleme birimlerinin kurulması kararlaştırıldı
-Türkiye’nin medya özgürlüğü karnesinin tartışıldığı zirvede yapay zeka etiğini barındıran güncel Basın Meslek İlkeleri kamuoyuyla paylaşıldı

Basın Konseyi Liderliği ve Tüm İletişim ve Medya Federasyonu (TİMEF) ortaklığıyla Diyarbakır’da yürütülen Etik Gazetecilik Projesi kapsamında, medyaya yönelik sansür ve hak ihlallerini anlık raporlamak üzere yerel izleme birimleri kurulması kararı alındı. İki gün süren etkinlikte gazetecilik etiği, bölgesel habercilik zorlukları ve medya özgürlüğüne yönelik güncel tehditler masaya yatırıldı.

BİRİNCİ GÜN: GGC EV SAHİPLİĞİNDE GENÇ GAZETECİLERLE BULUŞMA
Programın ilk günü, Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti (GGC) toplantı salonunda gerçekleştirildi. Basın Konseyi 2. Başkanı Misket Dikmen, TİMEF Başkanı Şakir Gürel, Proje Koordinatörü Alişan Kuloğlu ve bölgeden çok sayıda gazeteci toplantıya katılım sağladı. Oturumlarda gazeteciliğin temel ilkeleri ve etik yayıncılık anlayışı üzerine duruldu.

Genç gazetecilerin mesleki bilgi ve becerilerini artırmaya yönelik çalışmalarda sektördeki güncel gelişmeler paylaşıldı. TİMEF Başkanı Şakir Gürel, raporlama süreçlerinin önemine dikkat çekerek yerel medyanın bu eğitimlere ihtiyaç duyduğunu ve programların Türkiye genelinde devam edeceğini ifade etti.

İKİNCİ GÜN: DTSO’DA MEDYA ÖZGÜRLÜĞÜ VE RSF RAPORU TARTIŞILDI
Etkinliğin ikinci günü ise Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) toplantı salonunda düzenlendi. Odak noktasını medya özgürlüğüne yönelik tehditlerin oluşturduğu bu oturumda, kısmen gönüllülerden teşkil edilecek yerel temsilciliklerin kurulması fikri karara bağlandı.

Türkiye’nin basın özgürlüğü karnesi, Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütünün yayımladığı 2025 Medya Raporu verileri üzerinden incelendi. Türkiye’nin 180 ülke arasında 159. sırada yer aldığını aktaran Basın Konseyi 2. Başkanı Misket Dikmen, ülkedeki medya özgürlüğünün ciddi bir erozyona uğradığını kaydetti. Dikmen, kurulacak izleme ekiplerinin hak ihlallerini raporlayacağını ve konseyin mağdur gazetecilere hukuki destek sunacağını belirtti.

ÇAĞA UYGUN GÜNCELLENEN BASIN MESLEK İLKELERİ
Zirvenin sonunda, Dünya Basın Konseyi standartlarına göre sürekli revize edilen 19 maddelik güncel Basın Meslek İlkeleri katılımcılara sunuldu. Yapay zeka ve sosyal medya etiğini de barındıran kurallar arasında, yapay zekanın medyanın destekleyicisi olduğu ve kullanımının okura açıkça belirtilmesi gerektiği vurgulandı. Ayrıca ilkelerin sosyal medyada paylaşılan haberleri de tam olarak kapsadığı hatırlatıldı.

“TARİHİ BULUŞMADA BİR ARADAYIZ”

Uluslararası Basın Konfederasyonu (UBK) Başkanı Şakir Gürel, zirvede yaptığı konuşmada şunları söyledi:

Değerli Meslektaşlarım, Kıymetli Konuklar, Basınımızın Mümtaz Temsilcileri ve Diyarbakır’ın Aziz Doğaseverleri,
Sizleri, medeniyetlerin beşiği, tarihin ve kültürün kadim kenti Diyarbakır’da, Uluslararası Basın Konfederasyonu (UBK) adına en kalbi duygularımla, saygıyla ve muhabbetle selamlıyorum.
Bugün burada, Türk basınının geleceğini şekillendirecek, yerel ve bölgesel yayıncılığımızın omurgasını muhkem kılacak çok tarihi bir buluşma için bir aradayız. Güneydoğu Anadolu Bölge Çalıştayımızın başlığı, aslında bugün hem sektör olarak ihtiyacımız olan vizyonu hem de ülkemizin geleceğine olan sarsılmaz inancımızı açıkça ortaya koymaktadır: “Basının Medya Meslek Yasası ve Medya Meslek Birliği Yolculuğunda Barışın Dili Basının Yasası: Terörsüz Türkiye’de Bölgesel Yayıncılık.”
Mesleki Geleceğimizin Güvencesi: Medya Meslek Yasası ve Meslek Birliği
Kıymetli dostlar, meslekte geride bıraktığımız onlarca yıllık tecrübeyle hepimiz biliyoruz ki; Türk basınının, özellikle de Anadolu ve bölge basınının en büyük kan kaybı, yapısal bir standardın ve yasal bir koruma kalkanının eksikliğidir.
Gazetecilik, önüne gelenin dilediği gibi yapabileceği, hiçbir etik ve hukuki kritere bağlı olmayan sıradan bir iş değildir. Bu meslek, kamunun vicdanıdır; demokrasinin nefes borusudur. İşte bu yüzden sesimizi en gür şekilde yükseltiyor ve diyoruz ki: Medya Meslek Yasası artık bir lüks değil, kaçınılmaz bir zorunluluktur!
Bizler, Uluslararası Basın Konfederasyonu olarak bu yasanın çıkması ve sektörün kendi kendini denetleyebileceği, akredite edebileceği, mesleki onuru koruyacak bir Medya Meslek Birliği’nin kurulması için Anadolu’yu karış karış geziyoruz. Çanakkale’den Van’a, Tokat’tan bugün Diyarbakır’a uzanan bu çalıştaylar zinciri, Türk basınının kendi anayasasını yazma iradesidir. Sınırları net çizilmiş, hakları korunmuş, sorumlulukları belirlenmiş bir medya düzeni; sadece gazetecilerin değil, topyekûn bir toplumun doğru bilgiye ulaşma hakkının teminatı olacaktır.
Terörsüz Türkiye’de Bölgesel Yayıncılığın Gücü
Değerli meslektaşlarım, çalıştayın ikinci ve en hayati sacayağı ise bölgesel yayıncılığımızın geleceğidir.
Türkiye, ayağındaki prangaları kırdıkça, terörün karanlık gölgesini topraklarından tamamen sildikçe, bölgesel kalkınmanın ve toplumsal huzurun önü ardına kadar açılmaktadır. Terörsüz bir Türkiye; istikrarın, üretimin, turizmin ve en önemlisi özgür ve güçlü bir yerel medyanın yeşerdiği Türkiye’dir.
Bölgesel yayıncılık, Ankara’dan veya İstanbul’dan bakılarak anlaşılamayacak kadar dinamik, halkla iç içe ve değerlidir. Diyarbakır’ın, Mardin’in, Şanlıurfa’nın, Gaziantep’in, kısacası Güneydoğu’nun sesini dünyaya duyuracak olan; bu bölgenin havasını soluyan, dertleriyle dertlenen yerel ve bölgesel medyamızdır.
Huzur ikliminin egemen olduğu bu yeni dönemde, bölgesel yayıncılar olarak bizlere düşen en büyük görev; yapıcı, birleştirici ve yaraları sarıcı bir rol üstlenmektir. İşte tam bu noktada karşımıza o asil kavram çıkıyor: Barışın Dili.
Dilimiz; Kardeşliğin, Yapıcılığın ve Barışın Dili Olacaktır
Bizim basın yasamız, sadece kâğıt üzerindeki maddelerden ibaret olamaz. Bizim asıl yasamız, vicdanlarımızda kök salan *”Barışın Dili”*dir.
Kutuplaştıran, ayrıştıran, nefreti körükleyen veya terörün ekmeğine yağ süren bir dil; basın etiğiyle asla bağdaşmaz. Anadolu’nun bu kadim coğrafyasında medyamız; kardeşliğin, kalkınmanın, kültürel zenginliğin ve toplumsal barışın taşıyıcısı olmak zorundadır. Doğru, tarafsız ama her zaman bu milletin ve devletin ali menfaatlerini gözeterek kurulan her cümle, geleceğin müreffeh Türkiye’sine konulan bir tuğladır.
Kıymetli meslektaşlarım,
5-7 Haziran tarihleri boyunca Diyarbakır’da gerçekleştireceğimiz oturumlarda; dijital dönüşümün getirdiği yenilikleri, bölgesel medyanın ekonomik sorunlarını, meslek yasasının teknik detaylarını ve barışın dilini nasıl daha kurumsal hale getireceğimizi enine boyuna tartışacağız. Burada çıkacak ortak akıl ve sonuç bildirgesi, Ankara’da karar vericilerin masasına sunacağımız güçlü bir irade beyanı olacaktır.
Bu duygu ve düşüncelerle, Güneydoğu Anadolu Bölge Çalıştayımızın mesleğimize, bölgemize ve ülkemize hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Başta ev sahibimiz Diyarbakır olmak üzere, bu organizasyonun hayata geçmesinde emeği geçen tüm yol arkadaşlarıma, destek veren kurumlarımıza ve uzaktan yakından gelerek bu heyecana ortak olan siz değerli meslektaşlarıma şükranlarımı sunuyorum.
Çalıştayımız hayırlı uğurlu olsun. Sağ olun, var olun, Allah’a emanet olun.

 

google-site-verification=pKYdm1P9QWf8S82xedMpcv7sapcdzwpHCvR_FPmt-LI