Haberebakis.com
Uzmanlar, demans tanısı alan bireylerde hastalığın başlangıcı, belirtileri ve ilerleme hızının kişiden kişiye farklılık gösterdiğine dikkat çekiyor. Toplumda sıkça yapılan “başkasında böyle olmamıştı” kıyaslamalarının yanıltıcı olduğunu belirten uzmanlar, demansın tek bir hastalık değil, farklı klinik tabloları kapsayan geniş bir çerçeve olduğunu ifade ediyor.
DEMANS TEK TİP BİR HASTALIK DEĞİL
Uzmanlara göre demans; alzaymır, Lewy cisimcikli demans, frontotemporal demans ve vasküler demans gibi birçok hastalığı kapsayan bir şemsiye kavram. Bu nedenle aynı tanıyı alan iki kişide bile belirtiler ve hastalığın seyri birbirinden tamamen farklı olabiliyor. Klinik tablo, hafif unutkanlıktan ileri düzey davranış ve kişilik değişikliklerine kadar geniş bir yelpazede görülebiliyor.
HASTALIK HER HASTADA AYNI ŞEKİLDE BAŞLAMIYOR
Uzmanlar, bazı hastalarda sürecin unutkanlıkla başladığını, bazılarında ise kelime bulma güçlüğü, konuşma bozukluğu veya erken dönemde davranış değişikliklerinin ön plana çıktığını belirtiyor. Öfke, içe kapanma, şüphecilik ya da ani ruh hali değişimlerinin, hastalığın ilk belirtileri arasında yer alabileceği ifade ediliyor. Bu farklılığın temel nedeni ise hastalığın beynin hangi bölgelerini ve hangi sırayla etkilediği.
BİLİŞSEL REZERV BELİRLEYİCİ OLABİLİR
Hastalığın seyrinde genetik yapı, eğitim düzeyi, stres, hipertansiyon ve diyabet gibi faktörlerin etkili olduğu vurgulanıyor. Uzmanlar bu durumu “bilişsel rezerv” kavramıyla açıklıyor. Bazı beyinlerin oluşan hasarı daha uzun süre telafi edebildiği, bu nedenle aynı tanının her hastada aynı klinik tabloya yol açmadığı belirtiliyor.
DEMANS SADECE UNUTKANLIK DEĞİL
Toplumda demansın yalnızca hafıza kaybıyla özdeşleştirildiğine dikkat çeken uzmanlar, belirtilerin beynin etkilenen bölgesine göre değiştiğini aktarıyor. Beynin ön bölgeleri etkilendiğinde kişilik ve davranış değişiklikleri, yan bölgeler etkilendiğinde dil bozuklukları, daha derin yapılar etkilendiğinde ise halüsinasyonlar görülebiliyor. Bu nedenle hasta yakınlarının “eskiden böyle biri değildi” tepkisinin anlaşılır olduğu, ancak bunun hastalığın doğal bir sonucu olduğu ifade ediliyor.
KIYASLAMA SÜRECİ NEDEN ZORLAŞTIRIYOR?
Uzmanlar, hastalıkların birbirleriyle kıyaslanmasının hem hasta hem de yakınları için süreci daha da zorlaştırdığı görüşünde. Tedavide her zaman ilaç dozunu artırmanın çözüm olmadığı, bazı durumlarda bakım yaklaşımının değiştirilmesi veya hasta yakınının desteklenmesinin daha doğru bir yol olabileceği belirtiliyor. Kıyaslamadan uzak, kişiye özel bir yaklaşımın suçluluk duygusunu azalttığı ve beklentileri daha gerçekçi hale getirdiği vurgulanıyor.
DEMANS UZUN VE ZORLU BİR YOLCULUK
Uzmanlara göre demans, kısa süreli bir hastalık değil, uzun bir yolculuk. Beyin çevresini anlamlandırmakta zorlandıkça beden ve davranışların alarm verdiği, “inat” ya da “huysuzluk” olarak görülen tepkilerin çoğu zaman korku ve kontrol kaybından kaynaklandığı ifade ediliyor. Bu alarmı susturmanın yolunun tartışmak değil, hastanın dünyasına yaklaşmak olduğu belirtiliyor. Uzmanlar, demans sürecinin her hasta ve her aile için farklı bir hikâye taşıdığını vurguluyor. Bu nedenle yargılamak yerine anlamaya çalışmanın, kıyaslamak yerine kişiye özel çözümler üretmenin hem hastalar hem de yakınları için süreci daha yönetilebilir kıldığı belirtiliyor. Demansla mücadelede en önemli adımın, hastalığı tek tip görmemek olduğu ifade ediliyor.
