Haberebakis.com
Çiftçi borç krizi, Mart ayıyla birlikte yeni üretim sezonuna hazırlanan üreticilerin en temel gündem maddesi haline geldi. 2025’te yaşanan zirai don ve kuraklık sonrası gelir kaybı yaşayan çiftçiler, artan mazot, gübre ve yem maliyetleri karşısında krediye bağımlı üretim yaparken, banka borçları tarihi seviyeye çıktı.
ÇİFTÇİ BORÇ KRİZİNDE RAKAMLAR NE SÖYLÜYOR?
2025 sonu itibarıyla çiftçinin bankalara olan toplam borcu 1 trilyon 239 milyar liraya ulaştı. Takibe alınan tarım kredileri ise bir yıl içinde 3,6 milyar liradan 14,8 milyar liraya yükseldi. Bu artış, üreticinin ödeme kapasitesinin zayıfladığına işaret ediyor.
Girdi maliyetlerindeki yükseliş tabloyu daha da ağırlaştırıyor. Aralık 2025’te tarımsal girdi fiyat endeksi yıllık yüzde 33,2 arttı. Ocak ayında mazot ve gübreye gelecek yeni zam beklentisi, çiftçi borç krizinin 2026 sezonunda daha da derinleşebileceği yorumlarına neden oluyor.
Yeni üretim dönemi için tohum, gübre, kira ve enerji giderlerini karşılamak zorunda olan üreticiler, bankalara, kooperatiflere ve tedarikçilere olan borçlarını kapatamadan yeni kredi arayışına giriyor.
DÜZENLEME YAPBOZA MI DÖNÜŞTÜ?
Eylül ayından bu yana sübvansiyonlu kredilere erişim şartlarında yapılan değişiklikler tartışma yarattı. İlk düzenlemede uygun faizli kredi için “SGK ve vergi borcu yoktur” belgesi şartı getirilmişti. Tepkiler sonrası 15 Şubat’ta yeni bir düzenleme yürürlüğe girdi.
Yeni kurala göre Hazine faiz destekli kredi kullanmak isteyen çiftçilerin, son 15 gün içinde alınmış vergi ve sosyal güvenlik prim borcu yoktur belgesi sunması gerekiyor. Borcu bulunan üreticilerin ise bu borçları kredi kullanarak kapatması öngörülüyor.
Düzenleme kapsamında, Hazine destekli kredinin en fazla yüzde 25’lik kısmı, doğrudan vergi dairesi veya SGK hesaplarına aktarılabilecek. Bu durum, krediye erişim için mevcut borcun yeni krediyle kapatılması anlamına geliyor.
BORCA YENİ BORÇ ÇÖZÜM OLUR MU?
TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Baki Remzi Suiçmez, düzenlemenin çiftçi borç krizini hafifletmeyeceğini belirterek yeni bir borçlanma döngüsü riskine dikkat çekti.
TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Suiçmez, yüksek üretim maliyetleri, baskılanan alım fiyatları ve yetersiz destekler nedeniyle üreticinin kredi kullanmadan üretim yapamaz hale geldiğini ifade etti. Hazine destekli kredilerin çiftçi açısından yaşamsal önem taşıdığını vurgulayan Suiçmez, mevcut koşullarda borcun yeni borçla kapatılmasının kalıcı çözüm olmadığını dile getirdi.
Suiçmez’e göre çözüm, yeni kredi mekanizmaları yerine mevcut borçların yeniden yapılandırılması ve faiz yükünün hafifletilmesi. Özellikle kamu bankalarına ve Tarım Kredi Kooperatifleri’ne olan borçların yapılandırılması gerektiğini belirten Suiçmez, desteklerin artırılması ve zamanında ödenmesi çağrısı yaptı.
ZİRAİ AFETLERİN ETKİSİ SÜRÜYOR
Geçen yıl yaşanan don, kuraklık ve şap hastalığının etkileri üretim üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Tarımsal üretimin doğa koşullarına bağlı olduğunu hatırlatan Suiçmez, olağanüstü zararlar karşısında ek destek mekanizmalarının devreye alınması gerektiğini söyledi.
Gelir elde edemeyen çiftçinin SGK primi ve vergi borcunu ödeyemediğine dikkat çeken Suiçmez, üreticinin öz sermayesini güçlendirecek ve girdi maliyetlerini düşürecek kalıcı tarım politikalarına ihtiyaç olduğunu kaydetti.
OLASI SENARYOLAR
Türkiye’de tarımsal üretim son yıllarda artan maliyet baskısı, iklim riskleri ve finansman sorunlarıyla karşı karşıya. Çiftçi borç krizinin derinleşmesi, üretimde azalma ve gıda fiyatlarında yukarı yönlü baskı riski taşıyor. Uzmanlara göre, borç-faiz sarmalının kırılmaması halinde kırsalda üretimden çekilmeler hızlanabilir.
Yeni kredi düzenlemesinin sahadaki etkileri önümüzdeki aylarda netleşecek. Ancak üreticinin sürdürülebilir şekilde üretimde kalabilmesi için finansman erişimi kadar gelir istikrarının da sağlanması gerekiyor.
Kaynak: Birgün
