Haberebakis.com
Cumhuriyet Halk Partisi’nin yayımladığı ekonomi raporu, Türkiye’de derinleşen ekonomik krizin boyutlarını gözler önüne serdi. Rapora göre 2025 yılında 1 milyon 842 bin kişi işten çıkarıldığı için işsizlik ödeneği alabilmek amacıyla İŞKUR’a başvurdu. Aynı dönemde vatandaşın bankalara ve finans kuruluşlarına olan bireysel borçları 6.1 trilyon liraya ulaşırken, maaşlara yapılan zamların yüksek enflasyon karşısında yetersiz kaldığı vurgulandı.
İŞSİZLİKTE ALARM VEREN ARTIŞ
Rapora göre, 2025 yılı boyunca işsiz kalan 1 milyon 842 bin kişi, işsizlik ödeneği alabilmek için İŞKUR’a başvurdu. Bu kişilerin yalnızca yüzde 48’i işsizlik sigortası almaya hak kazandı.
Uzmanlara göre bu tablo, işsizliğin yalnızca artmakla kalmadığını, aynı zamanda sosyal güvenlik mekanizmalarının da yeterince kapsayıcı olmadığını ortaya koyuyor. Başvuran her iki kişiden birinin herhangi bir gelir desteği alamaması, ekonomik kırılganlığı daha da artırıyor.
BORÇ YÜKÜ 6.1 TRİLYON LİRAYI AŞTI
Vatandaşın bankalar ve finans kuruluşlarına olan bireysel kredi ve kredi kartı borçları, 26 Aralık 2025 – 2 Ocak 2026 haftasında 136.1 milyar lira artarak 5 trilyon 995 milyar liraya yükseldi. Varlık yönetim şirketlerine devredilen borçlarla birlikte toplam tutar 6 trilyon 96 milyar liraya ulaştı.
Ekonomistler, bu seviyedeki borç yükünün hane halkı bütçeleri üzerinde kalıcı hasarlar yaratabileceği uyarısında bulunuyor. Borçlanmanın artık tüketim için değil, temel ihtiyaçları karşılamak için yapıldığına dikkat çekiliyor.
TAKİPTEKİ BORÇLULARIN SAYISI ARTIYOR
Ocak–Kasım döneminde bireysel kredi ve kredi kartı borçları nedeniyle birden fazla bankanın takibine giren kişi sayısı 1 milyon 946 bine ulaştı.
Hem bankaların hem de varlık yönetim şirketlerinin takibinde olan kişi sayısı ise 4 milyon 173 bin olarak açıklandı. Bu durum, borç krizinin artık sistematik bir hal aldığını ve milyonlarca haneyi doğrudan etkilediğini gösteriyor.
İCRA DOSYALARINDA PATLAMA
Sadece 1–10 Ocak 2026 tarihleri arasında icra dairelerine gelen yeni dosya sayısı 243 bin oldu. Toplam icra dosyası sayısı ise 10 Ocak itibarıyla 24 milyon 12 bine çıktı.
Son bir yıldaki artışın 1 milyon 752 bin dosya olduğu hesaplandı. Hukukçular, bu artışın sosyal ve psikolojik sonuçlarının da ağır olacağını vurguluyor.
KARŞILIKSIZ ÇEK VE PROTESTOLU SENETLER ARTTI
Rapora göre 2025’in ilk 11 ayında bankalara ibraz edildiğinde karşılıksız çıkan çek sayısı, 2024’ün aynı dönemine göre yüzde 12.9 artarak 271 bin 822’ye yükseldi. Bu çeklerin parasal tutarı ise yüzde 49.4 artışla 225 milyar liraya ulaştı.
Aynı dönemde protesto edilen senet sayısı da yüzde 24.1 artarak 272 bin 171 oldu. Protesto edilen senetlerin toplam parasal tutarı ise yüzde 91.9’luk artışla 81.4 milyar liraya çıktı.
MAAŞLAR ENFLASYONA YENİLDİ
Raporda, maaşlardaki reel kayba da dikkat çekildi. 2025 yılı boyunca 22 bin 104 lira olarak uygulanan asgari ücretin alım gücünün 12 ayda 6 bin 631 lira eridiği belirtildi. Buna karşılık 2026 yılı için yapılan zam ise 5 bin 971 lira oldu.
Bu durum, asgari ücretlinin alım gücünün yeni yılda da geriye gittiğini ortaya koydu.
EMEKLİLERİN KAYBI DA BÜYÜDÜ
Raporda emeklilerin yaşadığı kayıplar da yer aldı. 2025 yılı Temmuz ayında 16 bin 881 liraya çıkarılan en düşük emekli aylığının, yıl sonuna kadar 2 bin 57 lira eridiği vurgulandı.
Bu tablo, emeklilerin temel ihtiyaçlarını karşılamakta her geçen gün daha fazla zorlandığını ortaya koyuyor.
KALICI EKONOMİK SORUNLAR
CHP’nin raporu, Türkiye’deki ekonomik sorunların geçici değil, yapısal bir nitelik kazandığını ortaya koyuyor. İşsizlik, borçluluk, icra dosyaları ve reel gelir kayıplarının aynı anda artması, hane halkı refahında ciddi bir çöküşe işaret ediyor.
Uzmanlara göre bu gidişat, sosyal yardımlara olan ihtiyacı artırırken, orta sınıfın da hızla yoksullaşmasına yol açıyor.
YENİ REKORLAR GÖRÜLEBİLİR
Ekonomistler, mevcut eğilimlerin devam etmesi halinde 2026 yılında işsizlik, borç ve icra dosyalarında yeni rekorların görülebileceğini öngörüyor. CHP ise raporun, Meclis gündemine taşınarak kapsamlı bir ekonomik reform paketi hazırlanması gerektiğini savunuyor.
Toplumun geniş kesimleri için en kritik soru ise şu: Alım gücündeki erime ne zaman duracak?
