Haberebakis.com
CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin yapım ve işletme sürecine ilişkin paylaştığı belgeler üzerinden dikkat çeken bir iddiayı gündeme taşıdı. Yavuzyılmaz, Rusya’nın santralin 69 yıllık işletme süresi boyunca toplam net kârının 180 milyar 70 milyon dolar olacağını, bunun güncel kurla 7 trilyon 777 milyar liraya karşılık geldiğini açıkladı. Açıklama, sosyal medya hesabından yapılan paylaşımlarla kamuoyuna duyuruldu.
AKKUYU BELGELERİNE DAYALI HESAPLAMA
Yavuzyılmaz’ın paylaştığı belgelere göre, Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin 69 yıllık işletme süresi boyunca planlanan toplam işletme net kârı 207 milyar 399 milyon dolar olarak hesaplandı. Aynı belgelerde, proje kapsamında kullanılan kredilerin toplam tutarının –anapara ve faiz dahil olmak üzere– 24 milyar 229 milyon dolar olduğu ifade edildi.
Bunun yanı sıra, hissedar katkısı olarak adlandırılan özsermaye tutarının 3 milyar 100 milyon dolar olduğu bilgisi de yer aldı. Bu kalemler düşüldüğünde, Rusya’nın proje süresince elde edeceği toplam net kârın 180 milyar 70 milyon dolar olduğu savunuldu.
Bu rakamların güncel döviz kuru üzerinden Türk lirasına çevrildiğinde 7 trilyon 777 milyar liraya ulaştığı ifade edildi. Yavuzyılmaz, söz konusu tutarın Türkiye ekonomisi açısından son derece kritik bir büyüklükte olduğuna dikkat çekti.
“AKP’NİN EN BÜYÜK PEŞKEŞİ” İDDİASI
Deniz Yavuzyılmaz, açıklamasını “AKP’nin Cumhuriyet tarihindeki en büyük peşkeşini tespit ettik” başlığıyla duyurdu. Paylaşımında, Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin yalnızca bir enerji yatırımı değil, aynı zamanda uzun vadeli ekonomik sonuçlar doğuracak bir proje olduğunu vurguladı.
Yavuzyılmaz, kamuoyuna sunduğu belgelerin, santralin işletme süresi boyunca yaratacağı finansal tablonun boyutunu ortaya koyduğunu belirtti. Bu tabloya göre, asıl kazancın Türkiye’ye değil, santrali işleten Rusya’ya gittiğini öne sürdü.
RUSYA’NIN 69 YILLIK İŞLETME AVANTAJI
Akkuyu Nükleer Güç Santrali, yap-işlet modeli kapsamında inşa edilen ve uzun süreli işletme hakkı yabancı bir ülkeye verilen nadir projeler arasında yer alıyor. Yavuzyılmaz’ın paylaştığı hesaplamalar da bu uzun vadeli yapının ekonomik sonuçlarına işaret ediyor.
Belgelerde yer alan bilgilere göre, santral işletmeye alındıktan sonra elde edilecek gelirlerin büyük bölümü işletmeci ülkeye akacak. Krediler ve özsermaye katkıları düşüldüğünde bile kalan tutarın 180 milyar doları aşması, tartışmanın merkezinde yer alıyor.
“BUNUN ADI, TÜRKİYE’NİN GELECEĞİNİ SATMAKTIR”
Yavuzyılmaz, açıklamasında sert ifadeler kullandı. Sosyal medya paylaşımında, “Bunun adı, Türkiye’nin geleceğini satmaktır. Kendi vatandaşlarına değil, yabancı bir ülkenin çıkarına hizmet etmektir” sözleriyle tepkisini dile getirdi.
Bu açıklama, Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin yalnızca teknik ve ekonomik değil, aynı zamanda siyasi ve toplumsal bir tartışma konusu olmaya devam ettiğini gösterdi. CHP’li isim, projenin mevcut haliyle Türkiye’nin uzun vadeli çıkarlarına hizmet etmediğini savundu.
KREDİ GERİ ÖDEMELERİ VE 2044 VURGUSU
Paylaşımda yer alan bir diğer dikkat çekici detay ise kredi geri ödeme süreci oldu. Yavuzyılmaz, kullanılan kredilerin geri ödemelerinin 2044 yılına kadar tamamlanmasının öngörüldüğünü ifade etti.
Bu durumun, Türkiye’nin uzun yıllar boyunca bu projeye finansal olarak bağlı kalacağı anlamına geldiğini savundu. Aynı zamanda projenin zamanında tamamlanmaması veya gecikmesi halinde doğabilecek yeni mali yüklerin de kamuoyunda yeterince tartışılmadığını belirtti.
“SÖZLEŞME DERHAL İPTAL EDİLMELİ” ÇAĞRISI
Yavuzyılmaz, Akkuyu sözleşmesine ilişkin net bir çağrıda bulundu. Projede yaşanan gecikmelerin gerekçe gösterilerek sözleşmenin derhal iptal edilmesi gerektiğini savundu.
Bu çağrı, projenin geleceğine ilişkin siyasi tartışmaları daha da alevlendirdi. CHP cephesi, mevcut sözleşme yapısının Türkiye’nin aleyhine olduğunu savunurken, iktidar kanadı ise Akkuyu’nun enerji arz güvenliği açısından kritik bir proje olduğunu vurguluyor.
TARTIŞMA NEDEN BÜYÜYOR?
Akkuyu Nükleer Güç Santrali, Türkiye’nin ilk nükleer santrali olması nedeniyle yıllardır kamuoyunun gündeminde. Enerji bağımsızlığı, çevresel etkiler, güvenlik riskleri ve ekonomik boyutlar, projenin her aşamasında tartışılıyor.
Yavuzyılmaz’ın paylaştığı belgelerle gündeme gelen bu yeni iddia ise tartışmayı ekonomik boyutta daha da derinleştirdi. Özellikle 180 milyar dolarlık net kâr hesabı, uzun vadede Türkiye’nin nasıl bir tabloyla karşı karşıya kalacağı sorusunu gündeme taşıdı.
RAKAMLAR NE SÖYLÜYOR?
Deniz Yavuzyılmaz’ın açıkladığı rakamlar, Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin yalnızca bir enerji yatırımı olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin geleceğini etkileyecek uzun vadeli bir ekonomik sözleşme olduğunu ortaya koyuyor.
Belgeler kamuoyunda daha geniş bir tartışma yaratacak mı, sözleşme koşulları yeniden ele alınacak mı, yoksa süreç mevcut haliyle mi devam edecek? Bu soruların yanıtları, önümüzdeki dönemde Türkiye siyasetinin ve enerji politikalarının önemli başlıklarından biri olmaya aday.
