Haberebakis.com
Birleşmiş Milletler tarafından yayımlanan yeni rapor, dünya genelinde su kaynaklarının geri dönülemez bir çöküş sürecine girdiğini ortaya koydu. Küresel su iflası olarak tanımlanan bu dönemin, milyarlarca insanı etkileyeceği, toplumsal istikrarı, gıda güvenliğini ve uluslararası barışı tehdit ettiği belirtildi. Raporda Türkiye’den Konya Ovası örneği özellikle vurgulandı.
KÜRESEL SU İFLASI ALARMI
BM’ye bağlı Su, Çevre ve Sağlık Enstitüsü tarafından hazırlanan rapora göre, dünyanın birçok bölgesinde kritik su sistemleri fiilen iflas etmiş durumda. Raporun başyazarı Prof. Kaveh Madani, mevcut tablonun geçici bir kriz olmadığını vurgulayarak, su sistemlerinin ne zaman tamamen çökeceğinin öngörülemediğini ifade etti. Uzmanlara göre sorun, küresel ölçekte acil müdahale gerektiriyor.
KONYA OVASI KRİZİN SEMBOLÜ
Raporda Konya Ovası, küresel su iflasının en çarpıcı örneklerinden biri olarak gösterildi. Bölgede tarımsal sulama amacıyla yeraltı sularının yıllardır aşırı kullanılması sonucu yaklaşık 700 obruk oluştuğu belirtildi. Bu durumun, yeraltı su rezervlerinin tükenmesiyle birlikte toprağın aniden çökmesine yol açtığı ifade edildi.
AKİFERLER ÇÖKÜYOR
Uzman değerlendirmelerine göre Konya Ovası’ndaki obruklar, yalnızca yerel bir jeolojik sorun değil, sistematik bir su yönetimi krizinin sonucu. Yeraltı suyu akiferlerinin yenilenme hızından çok daha hızlı çekilmesi, toprağın taşıma kapasitesini kaybetmesine neden oluyor. Raporda bu sürecin durdurulmaması halinde benzer çöküşlerin artacağı uyarısı yapıldı.
DÜNYA GENELİNDE TABLO NASIL?
BM raporu, dünya genelinde kullanılan tatlı suyun büyük bölümünün her yıl doğal yollarla yenilenebilecek miktarın çok üzerinde tüketildiğini ortaya koydu. Nehirler, sulak alanlar ve yeraltı su sistemlerinin önemli bir kısmının geri dönülemez şekilde tahrip edildiği belirtildi.
BÜYÜK NEHİRLER VE GÖLLER YOK OLUYOR
Rapora göre ABD’deki Colorado Nehri ve Avustralya’daki Murray–Darling havzası artık denize ulaşamıyor. Dünyadaki büyük göllerin yaklaşık yarısının ise 1990’lı yıllardan bu yana ciddi biçimde küçüldüğü tespit edildi. Bu durumun ekosistemler üzerinde zincirleme etkilere yol açtığı kaydedildi.
MİLYARLARCA İNSAN RİSK ALTINDA
Raporda yer alan verilere göre dünya nüfusunun yüzde 75’i, su açısından güvensiz ya da kritik derecede güvensiz ülkelerde yaşıyor. Yaklaşık 2 milyar insanın, tükenen yeraltı suyu rezervleri nedeniyle zemini çöken bölgelerde hayatını sürdürdüğü ifade edildi.
ŞEHİRLER BATIYOR MU?
Yeraltı suyunun aşırı çekilmesi sonucu İran’ın Rafsanjan kentinde zeminin yılda 30 santimetre, ABD’de Tulare’da 28 santimetre, Meksika’da ise 21 santimetre çöktüğü raporda yer aldı. Jakarta, Manila, Lagos ve Kabil de risk altındaki büyük şehirler arasında gösterildi.
MUSLUKLAR KURUYABİLİR
BM raporu, su krizlerinin artık geçici değil kalıcı bir olgu haline geldiğini vurguladı. Chennai, Cape Town, Sao Paulo ve Tahran gibi büyük şehirlerin musluklarından su akmaması riskinin giderek arttığı belirtildi.
SU KRİZİ VE ÇATIŞMA RİSKİ
Raporda dikkat çeken bir diğer veri ise su kaynaklı çatışmalardaki artış oldu. 2010 yılında dünya genelinde 20 civarında olan su temelli çatışma sayısının, 2024 itibarıyla 400’ün üzerine çıktığı ifade edildi. Hindistan ve Pakistan gibi ülkelerdeki su iflasının, pirinç ihracatı üzerinden küresel gıda piyasalarını da etkilediği kaydedildi.
ÇÖZÜM İÇİN RADİKAL ADIMLAR
BM’ye göre küresel su iflasını önlemek için mevcut politikaların ötesinde radikal bir zihniyet değişimi gerekiyor. Raporda, su çekme haklarının mevcut kaynaklara göre yeniden düzenlenmesi, aşırı su tüketen tarım ve sanayi faaliyetlerinin sınırlandırılması ve verimli sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması önerildi.
Rapora göre gerekli önlemler alınmazsa su iflası, yalnızca çevresel bir sorun olarak kalmayacak; ekonomik, toplumsal ve siyasi krizleri de tetikleyecek. Konya Ovası örneği, küresel ölçekte atılacak adımların ne kadar acil olduğunu gözler önüne seriyor.
