haberebakis.com
Başkan Köybaşı, kahvaltılı basın toplantısında şunları ifade etti:
Sevgili arkadaşlar,
Bugün 2025 in son değerlendirmesini yapmak üzere birlikteyiz
2025 bazıları için güzel geçmişse de ülkemiz ve emekliler, emekçiler, esnaf, çiftçiler için yaşam mücadelesi içinde geçtiğini hepimiz yaşayarak gördük.
Yokluğu yoksulluğu yaşam güçlüklerini iliklerimize kadar hissederek yılı tamamlıyoruz.
AKP genel başkanı bozgunculara felaket tellallarına kulak asmayın demiş, son bütçe kapanış konuşmasını yapan AKP li vekil öyle bir tablo çizdi ki
“Bu bütçe gençlerimizden ev hanımlarına, çiftçilerimizden esnafımıza, engellilerden girişimcilere kadar toplumun tüm kesimlerini kucaklayan, yarının tam bağımsız güçlü Türkiye’sine bir adım daha yaklaştığımız bir bütçedir dedi”
Füzelerimizden, uzaya gidişimizden bahsetti
Burada yüzlerce, binlerce maddeyi saymak isterdim ancak, ne yazık ki süre el vermiyor. Dedi,
Dedi de Keşke saysaydı da duysaydık, sanırsınız iktidarda kendileri yok başka parti var, elinizi tutanmı vardı neden 2025 te bunları yapmadınız sormak lazım kendisine.
AKP vekili Hangi Türkiye’de yaşıyor acaba
Övünerek anlattığı bu bütçede
- 16 bin tlye ölüme mahkum edilen emeklilere
- 22 bin tl asgari ücretle geçinmeye çalışan emekçilere
- Ürünü tarlada kalan değerini bulmayan çiftçilere
- Kepenk kapatan icralarla boğuşan esnaflara
- Fabrikalarını kapatmak zorunda kalan sanayicilere
- Okula aç giden çocuklara
- Yaşam hakkına ulaşmaya çalışan kadınlara
- Geleceği için yurt dışına gitmeye çalışan gençlere
- Barınma ve beslenme sorunu nedeniyle okulunu donduran üniversitelilere ne vaat ediyor hiç bahsetmedi
Bu bütçe yokluk yoksulluk bütçesidir. Bu bütçe faiz lobilerinin bütçesi zengin rant bütçesidir.
Peki biz bakalım ülkemiz ne durumda, gerçekler ve bizim yaşadıklarımız ne.
Hepimiz biliyoruz ki
Ülkemizde Ekonomide yaşananları bir büyük propagandayla örtmeye çalışan bir iktidar var.
Diyorlar ki Evet, ülkemizde kriz var ama dünyada da var.
Bir dönüp baktığınızda Türkiye’de yaşananla dünyada yaşananlar arasında uçurum var.
Avrupa ve dünya birinciliklerimizi sıraladığımızda,
Türkiye, bugün yüksek enflasyonda Avrupa birincisidir,
Yoksullukta Avrupa birincisidir
İşsizlikte Avrupa birincisidir.
Yüksek faizde Avrupa birincisi, dünya ikincisidir.
Gıda enflasyonunda dünya ortalamasının yedi katına sahiptir.
Enflasyonun işsizliğin, yoksulluğun girdabında sürüklenen ülkemiz, dünyada en çok suç işlenen ülkelerden biri haline gelmiştir.
Eğitim, sağlık ticarileşmiş paran varsa özel okullarda kaliteli eğitim, özel hastanelerde sıra beklemeden sağlık hizmetinden yararlanıyorsun.
Fakirsen, yoksulsan sana verilen eğitimle yetinmeyi, sağlıkta verilen randevu süresini beklemeye mecbursun.
İşte milleti sınıflara bölen ve bu sınıflara göre muamele eden AKP’nin kara düzeni budur.
Ülkemizde 22 bin tl Asgari ücret genel geçer ücret olmuş , açlık sınırı 30 bin tl yoksulluk sınırı 100 bin tlye ulaşmış.
Yokluk yoksulluk her yeri sarmış ekonomik soykırım yaşanır hale gelmiştir.
Yargıya güven yüzde 20’lere düşmüştür.
Cumhuriyet değerleri bir bir yok edilmiş, demokrasi sadece sandığa oy atmaya indirilmiştir.
Yurttaşlarımız en temel ihtiyaç olan barınma ve beslenme sorunları ile uğraşır haldedir.
Enflasyonu, pahalılığı, işsizliği, yoksulluğu, adaletsizliği, herkes taa yüreğinde hissediyor.
Ne yazık ki Yüksek enflasyon düşük ücretlilerle ve iğneden ipliğe gelen zamlarla bir ekonomik çöküşü yaşatmaktadır
Ve bu çöküş beraberinde bir ahlaki çöküş getirmektedir.
Bir yanda işyerinde öğlen yemeğinde çıkan elmayı portakalı cebine koyup çocuğunun beslenme çantasına koymak için eve getiren emekçiler bir yanda Kolunda 9.5 milyonluk saatle meclise gelen vekillerin oluşturduğu,
Kış geldi diye kara kara düşünen yurttaşların halini umursamayıp kayak yapmaya davet eden vekillerin bulunduğu iktidar mensupları. Aradaki uçurum bu derece büyüktür.
2025’te memleketimizin hali budur.
2026’nın da böyle geçmemesi için bu bütçenin bir çare üretmesi beklenmektedir ancak 2026 yılı bütçesine baktığımızda gördüğümüz manzara dahada vahim
16,3 trilyon geliri, 19 trilyon gideri olan, yani daha ilk sayfasında 2,7 trilyon bütçe açığı olan bir bütçe
Bu açık ekonomiyi şaha kaldıracağız diye yetkinin tek başına talep edildiği Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin ilk bütçesinin tamamının tam iki katıdır.
O bütçedeki açığın ise tam 22 katıdır.
Aynı şekilde faiz gideri, yüzde 40’lık artışla devasa boyutlara ulaşmıştır.
Bu rakamlar Cumhuriyet tarihinin rekorudur.
Yani kısaca 2026 2025 ten daha kötü olacak.
Değerli arkadaşlar;
Biliyorsunuz parti programımızı yeniledik.
“Güçlü Yurttaş – Güvenli Gelecek – Kazanan Türkiye”
Temalı parti programımız aslında hükümet programı niteliğindedir.
Bundan sonra tespit ettiğimiz sorunlara Cumhuriyet Halk Partisi hangi somut çözüm önerilerini öneriyor?
Bunu da bizden duyacaksınız.”
Balıkesir il başkanlığı olarak programımızın özetini hazırladık, geçen hafta yaptığımız ilçe başkanları toplantımızda kendilerine verdik, şimdi ocak ayı başında yapacağımız geniş bir toplantı ile hem sizlerle hem de yurttaşlarımız paylaşıp saha çalışmalarımızın da startını vermiş olacağız.
- Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında Herkes eşit, özgür ve insanca yaşayacak.
Kimse kimliği, inancı, cinsiyeti, cinsel yönelimi yüzünden dışlanmayacak.
Türkiye’de herkes eşit, özgür ve onurlu yurttaş olacak. Devletin sahibi halk olacak.
Bunun için;
- Ülkemizi yeniden “gerçek bir demokratik hukuk devleti” haline getireceğiz.
- Tek adam rejimi bitecek, yerine Meclis’in gerçekten egemen olduğu, cumhurbaşkanının tarafsız-sembolik olduğu, başbakanın güçlü olduğu “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem”
- Yargı tamamen bağımsız olacak; HSK siyasetten arındırılacak, hâkimler talimat alamayacak, uzun tutukluluk ve keyfi gözaltılar tarihe karışacak.
- Yerel yönetimler Avrupa standartlarında mali ve idari özerkliğe kavuşacak, kayyım uygulaması bitecek.
- İfade özgürlüğü AİHM seviyesine çıkacak: Cumhurbaşkanına hakaret suçu kalkacak, düşünce suçları TMK’dan çıkarılacak, sansür ve internet kısıtlamaları tamamen kaldırılacak.
- Siyasette kadın temsili %50 olacak, genç kotası gelecek, ön seçim zorunlu olacak.
- Yolsuzlukla sıfır tolerans: Bağımsız Yolsuzlukla Mücadele Kurumu kurulacak, kamu ihaleleri canlı yayınlanacak, 21/b tamamen kalkacak, siyasi etik yasası gelecek.
- Kürt sorunu Meclis’te çözülecek, cemevleri ibadethane sayılacak, İstanbul Sözleşmesi geri gelecek.
- Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında Ülkemiz üreten kalkınan kendine yeten Türkiye olacak
Güzel ülkemiz yeniden üreten, dışa bağımlılığı kıran, emeği ve doğayı koruyan, kadını güçlendiren, nitelikli iş ve refah yaratan bir ülke olacak.
“Hep birlikte zenginleşeceğiz” sözü lafta kalmayacak.
Bunun için;
- Kalkınmanın tanımı “sadece birkaç holding zengin olmasın, herkes birlikte zenginleşsin” olacak.
- Devlet yeniden “kamucu – planlı – katılımcı” olacak. 4 büyük dönüşüm aynı anda yapılacak:
→ Yeşil dönüşüm sağlayacağız
→ Mor dönüşüm (kadın istihdamı %50’ye çıkacak, bakım hizmetleri tamamen kamuya geçecek)
→ Dijital dönüşüm (AR-GE harcaması %3’e çıkacak, Türkiye teknoloji üreten ülke olacak)
→ Yüksek teknoloji dönüşümü sağlanacak
- 5 yılda 5 milyon yeni nitelikli ve güvenceli iş yaratılacak.
- Tarımda havza bazlı planlama, çiftçinin borcu silinecek, mazot-gübre desteği hasat öncesi ödenecek.
- Sanayide yerli ve yüksek teknolojiye %70 kamu alımı garantisi, KOBİ’lere sıfır faizli uzun vadeli kredi verilecek.
- Enerjide dışa bağımlılık bitecek: Yenilenebilir enerji payı %50’ye çıkacak, nükleer santraller iptal edilecek, her eve çatı GES teşviki verilecek.
- Kanal İstanbul iptal, Hazine garantili yandaş projelere son, kaynaklar deprem dönüşümü ve demiryoluna aktarılacak.
- Vergide adalet gelecek: Dolaylı vergiler düşecek, servet vergisi gelecek, asgari ücret vergi dışı olacak.
- Cumhuriyet Halk partisi iktidarında Yoksulluğu yönetmek için değil yok etmek için çalışacağız
Ülkemizde artık “çalışan yoksul”, “emekli yoksul”, “çocuk yoksul” diye bir şey kalmayacak.
Herkes başı dik, güvenceli ve özgür yaşayacak.
Bunun için;
- Sosyal devleti “hiç kimsenin geride kalmadığı, herkesin onurlu ve güvenceli yaşadığı düzen” olarak kuracağız.
- En düşük emekli maaşı asgari ücret olacak, sağlıkta hiçbir yurttaştan 1 kuruş alınmayacak.
- Yoksulluk sınırının altında kalan her bireye (özellikle kadınlara öncelikli) koşulsuz Temel Vatandaşlık Geliri verilecek.
- Kreş, yaşlı bakımı, engelli bakımı, evde bakım tamamen ücretsiz ve 7/24 kamusal hizmet olacak.
- 1 milyon yeni kreş kapasitesi, her mahalleye sosyal hizmet merkezi yapılacak.
- Barınma ve enerji temel hak olacak: Yıllık 500 bin sosyal konut, yoksul aileye aylık 230 kWh ücretsiz elektrik.
- Eğitim 5 yaştan üniversiteye tamamen parasız, tam gün ve bir öğün ücretsiz yemekli olacak. YÖK kalkacak, öğretmenler OECD ortalaması maaş alacak.
- İstanbul Sözleşmesi geri gelecek, kadına şiddet ve kadın cinayetlerinde sıfır tolerans olacak.
- Engelli, çocuk, yaşlı, Roman vatandaşlar için özel pozitif ayrımcılık programları hayata geçirilecek.
- Cumhuriyet Halk partisi iktidarında Yurtta Sulh Dünyada Sulh diyeceğiz
Türkiye, AB’ye tam üye, Batı ittifakının güçlü ortağı, bölgesinde barış öncüsü, sınırları güvenli,
sokakları çetesiz, depreme ve iklime hazır, gençleri umutlu, nüfusu yenilenen, demokratik ve
ekonomik dirençliliği çok yüksek bir ülke olacak.
Bunun İçin;
- Ülkemiz yeniden “saygın, güvenilir ve güçlü” bir ülke olacak.
- AB’ye tam üyelik stratejik hedef olacak, Gümrük Birliği güncellenecek, vize serbestisi alınacak.
- “Yurtta barış, dünyada barış” ilkesiyle komşularla sıfır sorun, macera değil akıl ve itibar politikası uygulanacak
- NATO’nun en güçlü üyelerinden biri olurken Rusya-Çin ve diğerleriyle dengeli ilişkiler kurulacak.
- Kıbrıs’ta iki devletli çözüm veya eşit egemenlik temelinde kalıcı çözüm, Mavi Vatan hakları sonuna kadar savunulacak.
- TSK siyaset dışı, profesyonel ve yüksek teknolojiyle donatılmış olacak, savunma sanayi %90 yerli olacak.
- Düzensiz göç bitecek: Sınırlar teknolojik duvarla kapatılacak, Suriyelilerin güvenli ve gönüllü geri dönüşü sağlanacak.
- İstanbul depremi için özel yasa, 5 yılda riskli yapıların dönüşümü, afetlerde yerel yönetim-STK koordinasyonu sağlanacak.
- Uyuşturucu, çete, kadın cinayeti, siber suçlara sıfır tolerans; sokaklar güvenli olacak.
“Bir avuç yandaşı değil, 85 milyonu zenginleştireceğiz. Tek adamı değil, halkı egemen kılacağız.
Kutuplaştırmayacağız, kucaklayacağız. Türkiye’yi yeniden saygın, güvenli ve kazanan bir ülke yapacağız.”
Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında Atatürk’ten emanet bu Cumhuriyet, yine kimsesizlerin kimsesi olacak
AKP nin kara düzenini ilk seçimde sona erdireceğiz,
Güzel ülkemiz Cumhuriyet halk partisi iktidarında insanca yaşayacağımız bir Türkiye olacak
Ülkemizi güzel yarınlara ulaştıracağız.
2026 yılının çağdaş demokratik insanca yaşayacağımız bir Türkiye için seçimlerin yapılacağı bir yıl olmasını diliyor hepinize saygılar sunuyorum,
şimdiden iyi seneler diliyorum.
