haberebakis.com
Türkiye’de uzun süredir tartışılan nüfus kayıt sistemi, evlilik sonrası uygulamalar üzerinden yeniden gündeme geldi. Kadınların evlendikten sonra kayıtlarının taşınmasına ilişkin düzenleme, eşitlik ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle yargıya taşındı. Başvuruda, mevcut sistemin kadın ve erkek arasında farklı muamele oluşturduğu savunuldu. Yapılan inceleme sonucunda gözler yüksek mahkemenin vereceği karara çevrildi.
AYM KARARI AÇIKLADI
Anayasa Mahkemesi (AYM), evlenen kadınların nüfus kaydının eşinin hanesine taşınmasına ilişkin düzenlemenin iptali talebini oy çokluğuyla reddetti. Mahkeme, söz konusu uygulamanın Anayasa’ya aykırı olmadığına hükmetti. Kararda, nüfus kütüğünün teknik bir kayıt sistemi olduğu ve bu işlemin kadının hukuki statüsü üzerinde doğrudan belirleyici bir etkisi bulunmadığı ifade edildi.
“TEKNİK KAYIT” VURGUSU DİKKAT ÇEKTİ
Mahkemenin gerekçesinde, nüfus kayıtlarının idari bir sistem olduğu ve aile bağlarını göstermek amacı taşıdığı belirtildi. Bu nedenle kadının kaydının eşinin hanesine taşınmasının, temel hak ve özgürlükler açısından ihlal oluşturmadığı değerlendirildi.
KARŞI OYLARDA EŞİTLİK VURGUSU
Karara karşı çıkan üyeler ise düzenlemenin kadın aleyhine cinsiyete dayalı farklı muamele oluşturduğunu savundu. Karşı oy gerekçelerinde, uygulamanın kadını bağımsız birey olarak değil, eşine bağlı bir kayıt unsuruna dönüştürdüğü ifade edildi. Bu durumun eşitlik ilkesine zarar verdiği vurgulandı.
TARTIŞMA YENİDEN ALEVLENDİ
Kararın ardından hukuk çevrelerinde ve kamuoyunda tartışmalar yeniden gündeme geldi. Özellikle daha önce soyadı konusunda yapılan değişiklikler hatırlatılarak, nüfus kütüğü uygulamasının da benzer şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiği yönünde görüşler dile getirildi.
MEVCUT SİSTEM NASIL İŞLİYOR?
Türkiye’de yürürlükte olan düzenlemeye göre evlenen kadın, doğduğu aile kütüğünden çıkarılarak eşinin kütüğüne kaydediliyor. Bu uygulama, aile birliğini esas alan sistemin bir parçası olarak uzun yıllardır devam ediyor.
