haberebakis.com
Türkiye’de ambalaj atıklarının geri dönüşüme kazandırılması amacıyla uygulamaya alınan Depozito Yönetim Sistemi, çevre ve ekonomi başlıklarında yeni bir tartışmanın merkezine yerleşti. Sistemle birlikte milyonlarca içecek ambalajının ekonomiye kazandırılması hedeflenirken, uzmanlar uygulamanın yalnızca toplama mekanizması olarak kalmaması gerektiğine dikkat çekiyor.
DEPOZİTO YÖNETİM SİSTEMİ İLE YENİ DÖNEM BAŞLADI
Türkiye Çevre Ajansı koordinasyonunda yürütülen Depozito Yönetim Sistemi (DOA), piyasaya sürülen içecek ambalajlarının geri toplanmasını ve yeniden ekonomiye kazandırılmasını amaçlıyor. Sistem kapsamında her yıl yaklaşık 25 milyar ambalajın geri dönüşüme kazandırılması ve ekonomiye yaklaşık 30 milyar liralık katkı sağlanması hedefleniyor.
Uzmanların gündeme getirdiği temel konu ise Türkiye’nin bir yandan kendi atıklarını toplarken diğer yandan yurt dışından atık ithalatına devam etmesi oldu. Çevre savunucuları, yeni sistemin başarılı olabilmesi için atık yönetim zincirinin tamamının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor.
YERLİ ATIK TOPLAMA HEDEFİ VE İTHALAT TARTIŞMASI
Depozito sisteminin en önemli hedeflerinden biri, Türkiye’de oluşan plastik, cam ve alüminyum ambalajların düzenli şekilde toplanması. Ancak uzmanlara göre yerli atıkların değer kazanacağı bir dönemde, dışarıdan atık ithalatının sürmesi çevresel açıdan soru işaretleri oluşturuyor.
Çevreciler, Türkiye’nin kendi geri dönüşüm kapasitesini güçlendirmesi gerektiğini belirterek, depozito uygulamasının yalnızca vatandaşların ambalaj iade etmesine indirgenmemesi gerektiğini ifade ediyor.
GERİ DÖNÜŞÜM EKONOMİSİNE MİLYARLIK KATKI BEKLENTİSİ
Sistemin destekçileri ise depozito uygulamasının döngüsel ekonomiye önemli katkı sağlayacağını savunuyor. Geri kazanılan ambalajların yeniden hammadde olarak kullanılmasıyla plastik hammadde ithalatının ve cari açığın azaltılabileceği belirtiliyor.
Sektör temsilcileri, atığın artık ekonomik bir değer olarak görülmesi gerektiğini ve düzenli toplama altyapısının geri dönüşüm sektöründe yeni bir dönem başlatacağını ifade ediyor.
UZMANLARDAN ŞEFFAFLIK VE DENETİM ÇAĞRISI
Bazı uzmanlar ise sistemin başarısı için şeffaflık, etkin denetim ve ambalaj tasarımında değişiklik yapılması gerektiğine dikkat çekiyor. Özellikle tek kullanımlık plastiklerin azaltılması ve yeniden kullanılabilir ambalaj modellerinin geliştirilmesi gerektiği belirtiliyor.
Uzmanlara göre yalnızca tüketicinin davranışını değiştirmek yeterli olmayabilir. Üretim süreçlerinin de çevresel hedeflere uygun hale getirilmesi gerekiyor.
İŞLETMELERİN SİSTEME UYUM SÜRECİ
Depozito sisteminde marketler, oteller, restoranlar, kafeler ve diğer satış noktaları da sürecin önemli aktörleri arasında yer alıyor. İşletmelerin sisteme dahil olması ve iade altyapısını oluşturması bekleniyor.
Bu kapsamda depozito iade noktalarının yaygınlaştırılması, vatandaşların sisteme erişimini kolaylaştıracak temel adımlardan biri olarak görülüyor.
Dünya genelinde birçok ülke, ambalaj atıklarını azaltmak için depozito iade sistemlerini uzun yıllardır kullanıyor. Bu modellerde tüketici, satın aldığı ürünün ambalajını geri verdiğinde ödediği depozito bedelini geri alıyor. Türkiye’de uygulanan sistem de benzer şekilde geri dönüşüm oranlarını artırmayı ve atıkları ekonomik değere dönüştürmeyi amaçlıyor.
Ancak çevre uzmanları, başarılı bir geri dönüşüm modelinin yalnızca toplama aşamasından oluşmadığını; üretimden tüketime, geri dönüşümden yeniden kullanıma kadar bütüncül bir plan gerektirdiğini vurguluyor.
• Depozito Yönetim Sistemi nedir?
Depozito Yönetim Sistemi, içecek ambalajlarının tüketici tarafından iade edilmesini ve depozito bedelinin geri alınmasını sağlayan geri dönüşüm modelidir.
• Sistemle kaç ambalajın geri kazanılması hedefleniyor?
Yıllık yaklaşık 25 milyar içecek ambalajının geri dönüşüme kazandırılması hedefleniyor.
• Uzmanların temel eleştirisi ne?
Uzmanlar, yerli atıkların toplanmasıyla birlikte atık ithalatının devam etmesinin çevresel açıdan yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor.
