haberebakis.com
Türkiye genelinde gerçekleştirilen son seçim anketi, seçmen davranışında önemli değişim sinyalleri verdi. Oy oranlarının birbirine oldukça yakın seyretmesi dikkat çekerken, özellikle ekonomik koşullara ilişkin memnuniyetsizlik verileri öne çıktı. Araştırma sonuçları, siyasi rekabetin giderek daha kırılgan bir zemine oturduğunu gösterdi.
SONAR ANKETİ SONUÇLARI ORTAYA ÇIKTI
SONAR Araştırma’nın son anketine göre AKP yüzde 32,3, CHP ise yüzde 31,4 oy oranına ulaştı. İki parti arasındaki fark yalnızca 0,9 puan olarak ölçülürken, kararsız seçmen oranının yüzde 35,9 gibi yüksek bir seviyede olması dikkat çekti.
EKONOMİ POLİTİKALARINA GÜVEN DÜŞÜK
Araştırmanın en dikkat çeken başlıklarından biri ekonomi oldu. Ankete katılanların yüzde 63,9’u hükümetin ekonomi politikalarını onaylamadığını belirtirken, yalnızca yüzde 22,7’si destek verdi. Bu tablo, seçmen davranışında ekonominin belirleyici rolünü bir kez daha ortaya koydu.
VATANDAŞIN GEÇİM SIKINTISI DERİNLEŞİYOR
Ankette yer alan bir diğer çarpıcı veri ise geçim koşullarına ilişkin oldu. Katılımcıların yüzde 69,7’si gelir artışlarının giderlerini karşılamadığını ifade etti. Ayrıca yüzde 66,5’lik kesim son dönemde ekonomik durumunun daha da kötüleştiğini belirtti.
KARARSIZ SEÇMEN BELİRLEYİCİ OLABİLİR
Yüksek kararsız seçmen oranı, seçim sonuçlarının öngörülmesini zorlaştıran en önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. Uzmanlara göre bu kitlenin dağılımı, seçim sonuçlarını doğrudan etkileyebilecek kritik bir unsur niteliği taşıyor.
DİĞER PARTİLERDE SON DURUM
Araştırmada diğer partilerin oy oranları da paylaşıldı. DEM Parti yüzde 9,9, MHP yüzde 7,2 ve İYİ Parti yüzde 6,1 seviyesinde ölçüldü. Küçük partilerin oy oranlarının toplamda sınırlı kalması, yarışın büyük ölçüde iki ana parti arasında geçtiğini ortaya koydu.
Türkiye’de son dönemde yapılan kamuoyu araştırmalarında, iktidar ve ana muhalefet partileri arasındaki farkın giderek azaldığı görülüyor. Farklı araştırma şirketlerinin verileri değişiklik gösterse de ortak nokta, seçmenin kararında ekonomik koşulların belirleyici olması. Yüksek enflasyon, alım gücündeki düşüş ve gelir-gider dengesi, seçmen tercihlerinde kritik rol oynuyor.
