Haberebakis.com
İran saldırısı, ABD ve İsrail’in sabah saatlerinde başlattığı geniş çaplı askeri operasyonla uluslararası gündemin ilk sırasına yerleşti. ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada İran’a karşı “büyük ve devam eden bir operasyon” yürütüldüğünü duyurdu. İsrail yönetimi ise saldırıyı “önleyici” olarak tanımlarken, Tahran yönetimi misilleme mesajı verdi.
İRAN SALDIRISI NASIL BAŞLADI?
İran saldırısı, İsrail’in sabah erken saatlerde İran’daki hedeflere yönelik hava harekâtı başlatmasıyla başladı. İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, ülkeye yönelik tehditleri ortadan kaldırmak amacıyla harekete geçildiğini açıkladı ve ülke genelinde olağanüstü hal ilan edildiğini duyurdu.
İran basını, başkent Tahran’da en az üç ayrı noktada patlama meydana geldiğini aktardı. Bu noktalardan birinin Tahran Üniversitesi’nin bulunduğu cadde olduğu bildirildi. Ayrıca İsfahan, Kum, Kerec ve Kirmanşah kentlerinin de hedef alındığı belirtildi.
Associated Press’in (AP) aktardığına göre patlamalardan biri İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in çalışma ofisinin yakınında meydana geldi. Reuters ise Hamaney’in “güvenli bir bölgeye” sevk edildiğini bildirdi.
ABD BAŞKANI DONALD TRUMP’TAN İLK AÇIKLAMA
ABD Başkanı Donald Trump, İran saldırısı sonrası yaptığı ilk resmi açıklamada Tahran yönetimini uzun süredir nükleer müzakereleri reddetmekle suçladı. Trump, Washington’ın daha fazla sabredemeyeceğini belirterek Devrim Muhafızları’na silah bırakma çağrısında bulundu.
Trump, yayınladığı yaklaşık 8 dakikalık video mesajda, “Ya adil muamele göreceksiniz ve tam dokunulmazlığınız olacak ya da kesin ölümle karşı karşıya kalacaksınız” ifadelerini kullandı. Bu sözler, İran saldırısı kapsamında rejim değişikliği ihtimalinin de masada olduğu yorumlarına yol açtı.
ABD’li bir yetkili AP’ye yaptığı açıklamada, operasyonlara ABD’nin de katıldığını ancak katılımın kapsamının netleşmediğini söyledi.
İSRAİL’DEN “ÖNLEYİCİ SALDIRI” VURGUSU
İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, TSİ 11.30 sularında yaptığı açıklamada İran saldırısının hedefini “İran’daki terör rejiminin oluşturduğu varoluşsal tehdidi ortadan kaldırmak” olarak tanımladı.
Netanyahu, ABD ile ortak hareket ettiklerini belirterek Trump’a teşekkür etti. Açıklamasında, İran halkına da seslenen Netanyahu, “Ortak eylemimiz, cesur İran halkının kendi kaderini kendi ellerine alması için gerekli koşulları oluşturacaktır” dedi.
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz ise saldırının aylar önce planlandığını, tarihinin haftalar önce belirlendiğini ve ABD ile koordineli şekilde yürütüldüğünü açıkladı.
İSRAİL’DE SİRENLER ÇALDI, UÇUŞLAR DURDURULDU
İran saldırısı sonrası İsrail’de güvenlik önlemleri artırıldı. İsrail ordusu, İran’dan füze fırlatılması ihtimaline karşı halkı sığınaklara yönlendirdi. Saat 08.14 itibarıyla ülke genelinde sirenler çaldı ve cep telefonlarına acil durum uyarıları gönderildi.
İsrail hava sahasındaki tüm uçuşlar askıya alındı. Ordu, güvenlik durumu nedeniyle sivillerden en yakın sığınağı belirlemelerini ve gereksiz seyahatlerden kaçınmalarını istedi.
İlerleyen saatlerde İsrail ordusu, İran’dan füze saldırısı tespit edildiğini duyurdu. Ancak İran makamlarından bu konuda resmi bir doğrulama gelmedi.
İRAN’IN MUHTEMEL MİSİLLEMESİ VE BÖLGESEL RİSKLER
İran saldırısı, sadece iki ülke arasındaki gerilimi değil, tüm Ortadoğu’daki güç dengelerini etkileyebilecek potansiyele sahip. İran’ın doğrudan ya da vekil güçler aracılığıyla misilleme yapması ihtimali bölgesel bir çatışma riskini artırıyor.
Uzmanlara göre, özellikle Lübnan’daki Hizbullah ve Suriye’deki İran bağlantılı unsurların devreye girmesi halinde çatışmanın genişleme ihtimali bulunuyor. Ayrıca Basra Körfezi’ndeki enerji hatları ve Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiği de risk altında.
NÜKLEER MÜZAKERELER VE ARKA PLAN
İran saldırısı, uzun süredir tıkanma noktasına gelen nükleer müzakerelerin ardından geldi. Washington yönetimi, Tahran’ın nükleer programını hızlandırdığını ve uranyum zenginleştirme kapasitesini artırdığını öne sürüyor.
İran ise nükleer programının barışçıl amaçlı olduğunu savunuyor. Ancak Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) raporlarında İran’ın zenginleştirme oranlarını yükselttiğine dair bulgular yer almıştı.
Bu bağlamda İran saldırısı, askeri bir hamlenin ötesinde diplomatik sürecin fiilen askıya alındığı bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
REJİM DEĞİŞİKLİĞİ TARTIŞMASI
Hem Trump’ın hem de Netanyahu’nun açıklamalarında İran’daki “rejim” vurgusunun öne çıkması, İran saldırısının stratejik hedefleri konusunda yeni sorular doğurdu. Netanyahu, İran halkına doğrudan seslenerek “özgür ve barışçıl bir İran kurma zamanı geldi” ifadelerini kullandı.
Bu söylem, operasyonun yalnızca askeri tesisleri değil, İran’daki siyasi yapıyı da hedef alabileceği yönündeki değerlendirmeleri güçlendirdi.
BUNDAN SONRA NELER OLABİLİR?
İran saldırısı sonrası gözler Tahran yönetiminin vereceği resmi ve askeri yanıta çevrildi. İran’ın doğrudan İsrail’i hedef alması ya da bölgedeki müttefikleri üzerinden geniş çaplı bir karşılık vermesi, krizi bölgesel savaşa dönüştürebilir.
Diplomatik kanalların açık tutulup tutulmayacağı, Birleşmiş Milletler ve Avrupa ülkelerinin nasıl bir tutum alacağı da belirleyici olacak. Küresel petrol fiyatları ve finans piyasalarının da gelişmelere duyarlı olduğu belirtiliyor.
Ortadoğu’da tansiyonun hızla yükseldiği bu süreçte İran saldırısı, yalnızca iki ülke arasındaki askeri bir gelişme değil; küresel güvenlik mimarisini etkileyebilecek bir kırılma noktası olarak değerlendiriliyor.

