Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Zafer Özcivan / Ekonomist
Zafer Özcivan / Ekonomist

AB-ABD anlaşmasında önemli aşama

Avrupa Birliği ile Amerika Birleşik Devletleri arasında uzun süredir devam eden ekonomik ve stratejik müzakerelerde önemli bir aşamaya gelindi. Brüksel’de gerçekleştirilen son tur görüşmelerde tarafların, ticaret, enerji güvenliği, teknoloji paylaşımı ve savunma sanayi iş birliklerini kapsayan anlaşmanın kilit maddeleri üzerinde uzlaşı sağladığı açıklandı. Diplomatik kaynaklar, söz konusu mutabakatın yalnızca iki taraf arasındaki ekonomik ilişkileri değil, aynı zamanda küresel güç dengelerini de doğrudan etkileyebilecek nitelikte olduğunu belirtiyor.

Son yıllarda Çin ile Batı arasındaki rekabetin sertleşmesi, Rusya-Ukrayna savaşı sonrası enerji güvenliği tartışmaları ve küresel tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmalar, Avrupa ile ABD’yi yeniden daha yakın bir iş birliği arayışına yöneltti. Bu nedenle üzerinde anlaşmaya varılan maddeler, klasik bir ticaret anlaşmasının çok ötesinde değerlendiriliyor. Uzmanlara göre yeni çerçeve, “ekonomik NATO” olarak nitelendirilebilecek daha geniş kapsamlı bir stratejik ortaklığın temelini oluşturabilir.

Müzakerelerde öne çıkan başlıkların başında sanayi ürünlerine yönelik gümrük tarifeleri geliyor. Özellikle çelik ve alüminyum sektörlerinde yıllardır süren vergi anlaşmazlıklarının çözümüne yönelik önemli ilerleme sağlandığı ifade ediliyor. ABD’nin önceki yıllarda uygulamaya koyduğu ek tarifeler, Avrupa sanayisinde ciddi rahatsızlık yaratmıştı. Avrupa Birliği ise buna karşılık bazı Amerikan ürünlerine ek vergiler getirmişti. Yeni anlaşma çerçevesinde tarafların karşılıklı yaptırımları kademeli olarak kaldırması ve ticarette daha öngörülebilir bir yapının oluşturulması hedefleniyor.

Bunun yanında temiz enerji ve yeşil dönüşüm yatırımları da anlaşmanın en kritik unsurları arasında yer alıyor. Avrupa Birliği, karbon nötr ekonomi hedefleri doğrultusunda büyük ölçekli yatırım programları yürütürken, ABD de kendi sanayi politikalarını güçlendirmeye çalışıyor. Ancak Washington yönetiminin uyguladığı teşvik paketleri, Avrupalı şirketlerin ABD’ye yönelmesine neden olduğu gerekçesiyle Brüksel’in tepkisini çekmişti. Yapılan görüşmelerde tarafların, karşılıklı yatırım teşviklerinde daha koordineli hareket edilmesi konusunda ortak zeminde buluştuğu belirtiliyor.

Enerji güvenliği konusu ise anlaşmanın stratejik boyutunu öne çıkarıyor. Rus gazına bağımlılığı azaltma sürecinde ABD’den sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ithalatını artıran Avrupa ülkeleri, enerji arz güvenliğini uzun vadeli anlaşmalarla garanti altına almak istiyor. Washington yönetimi de Avrupa pazarındaki enerji etkisini artırmayı hedefliyor. Bu nedenle yeni uzlaşı, enerji ticaretinde daha kurumsal bir iş birliğinin önünü açabilir.

Savunma sanayi ve teknoloji alanındaki düzenlemeler de dikkat çekiyor. Yapay zekâ, yarı iletken üretimi, siber güvenlik ve kritik ham maddeler konusunda ortak standartların geliştirilmesi planlanıyor. Özellikle Çin’in teknoloji alanındaki yükselişi karşısında Batı ittifakının daha koordineli hareket etmek istediği görülüyor. Avrupa Birliği, teknoloji alanında ABD şirketlerine bağımlılığı azaltmak isterken aynı zamanda stratejik ortaklığını korumayı amaçlıyor. Bu nedenle müzakerelerde “denge politikası” ön plana çıkıyor.

Ekonomistler, anlaşmanın küresel ticaret açısından yeni bir dönemi başlatabileceğini ifade ediyor. Son yıllarda korumacılık eğilimlerinin güçlenmesi ve küresel ticaret sistemindeki parçalanma riskleri, büyük ekonomileri bölgesel ortaklıklara yöneltti. Avrupa Birliği ile ABD arasında sağlanacak kapsamlı bir uzlaşının, dünya ticaret hacmine olumlu katkı sunabileceği değerlendiriliyor. Bununla birlikte bazı uzmanlar, anlaşmanın Çin ile ekonomik rekabeti daha da sertleştirebileceği uyarısında bulunuyor.

Avrupa kamuoyunda ise anlaşmaya yönelik farklı görüşler bulunuyor. Özellikle bazı çevreler, Avrupa’nın ABD’ye ekonomik anlamda fazla bağımlı hale gelmesinden endişe ediyor. Tarım, dijital hizmetler ve veri güvenliği gibi alanlarda Avrupa standartlarının korunup korunamayacağı da tartışma konusu olmaya devam ediyor. Fransa ve Almanya başta olmak üzere bazı ülkeler, Avrupa sanayisinin çıkarlarının öncelikli olması gerektiğini savunuyor.

ABD tarafında ise anlaşmanın Amerikan ekonomisine yeni yatırım fırsatları yaratacağı düşünülüyor. Özellikle enerji, savunma ve ileri teknoloji şirketlerinin Avrupa ile daha güçlü bağlar kurması bekleniyor. Washington yönetimi, Avrupa ile ilişkilerin güçlendirilmesini yalnızca ekonomik değil aynı zamanda jeopolitik bir kazanım olarak değerlendiriyor. Çünkü Batı ittifakının ekonomik dayanıklılığı, küresel rekabet ortamında stratejik önem taşıyor.

Türkiye açısından bakıldığında ise AB-ABD yakınlaşmasının dikkatle takip edilmesi gereken bir süreç olduğu görülüyor. Avrupa Birliği’nin en büyük ticaret ortaklarından biri olan Türkiye, küresel ticaret zincirlerinde yaşanacak dönüşümlerden doğrudan etkilenebilir. Özellikle karbon düzenlemeleri, enerji politikaları ve sanayi standartlarında ortaya çıkacak yeni uygulamalar Türk ihracatçıları açısından belirleyici olabilir. Bununla birlikte Batı ekonomilerindeki büyüme ve yatırım artışı, Türkiye için yeni ticaret fırsatları da yaratabilir.

Önümüzdeki dönemde anlaşmanın teknik ayrıntılarının netleşmesi ve nihai metnin kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor. Diplomatik kaynaklar, tarafların siyasi iradeyi büyük ölçüde ortaya koyduğunu ve sürecin tamamlanmasına yönelik güçlü bir kararlılık bulunduğunu ifade ediyor. Eğer anlaşma planlandığı şekilde yürürlüğe girerse, bu gelişme yalnızca Avrupa ile ABD ilişkilerinde değil, küresel ekonomi ve uluslararası siyasette de uzun yıllar etkisi hissedilecek yeni bir dönemin başlangıcı olabilir.

Kaynak: Euronews

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER

google-site-verification=pKYdm1P9QWf8S82xedMpcv7sapcdzwpHCvR_FPmt-LI