Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

‘2025 Aile Yılı’nın sorunları 2026’ya devretti!

“Aile yılı” ilan edilen 2025’te kadın hakları, şiddet ve eşitsizlik tartışmalarının odağında yer aldı. Kadın cinayetleri, yargı düzenlemeleri ve istihdam verileri, 2026’ya devreden sorunlara işaret etti.

“Aile yılı” ilan edilen 2025’te kadın hakları, şiddet ve eşitsizlik

Haberebakis.com

2025 yılının “aile yılı” ilan edilmesiyle birlikte Türkiye’de kadın hakları, şiddetle mücadele politikaları ve eşit yurttaşlık tartışmaları yeniden gündemin merkezine taşındı. Kadın cinayetleri, yargı düzenlemeleri ve işgücüne katılım verileri, kadınların birey olarak haklarına ilişkin tartışmaların yıl boyunca yoğunlaşmasına neden oldu.

DÖNEMİN FOTOĞRAFI
Kadın haklarına ilişkin tartışmalar, son yıllarda aile odaklı politikalarla birlikte daha görünür hale geldi. Akademisyen Deniz Kandiyoti, daha önce yaptığı değerlendirmelerde, aileyi merkeze alan politikaların toplumsal cinsiyet ilişkilerinde keskinleşmeye yol açtığını belirtmişti. Kandiyoti, erkek şiddetinin gündelik hayatta farklı biçimlerde ortaya çıkmasının, cezasızlık algısıyla bağlantılı olduğunu vurgulamıştı.

CEZASIZLIK TARTIŞMASI
2025’te kadınlara yönelik şiddet ve kadın cinayetleri, ceza politikalarıyla birlikte ele alındı. Aynı dönemde çıkarılan af ve infaz düzenlemeleri, kamuoyunda “cezasızlık” tartışmalarını beraberinde getirdi. Kadına yönelik şiddet vakalarının arttığı bir süreçte, binlerce hükümlünün tahliye edilmesi eleştirilere konu oldu.

ŞİDDETLE MÜCADELEDE POLİTİKALAR
Kadın örgütleri ve hukukçular, şiddetle mücadelenin yalnızca aileyi merkeze alan yaklaşımlarla sınırlı kalmasının yeterli olmadığını savundu. Meclis’te kurulan komisyonlarda şiddetin nedenleri tartışılırken, uygulamada koruyucu ve önleyici mekanizmaların etkinliği sorgulandı. Kadınların kamusal alandan dışlanmasının şiddeti azaltmadığı yönünde değerlendirmeler yapıldı.

6284 SAYILI KANUNUN UYGULANMASI
6284 sayılı Kanun’un uygulanmasına ilişkin izleme çalışmaları, koruma kararlarına erişim, delil yükü, kurumlar arası koordinasyon ve elektronik takip sistemlerinde süreklilik sorunlarına işaret etti. Uzmanlara göre, şiddetle mücadelede asıl belirleyici unsur, kararların hızlı alınması ve etkin biçimde uygulanması olarak öne çıktı.

İŞGÜCÜNDE EŞİTSİZLİK DEVAM ETTİ
2025’te kadınların işgücüne katılım oranı, erkeklerin gerisinde kalmaya devam etti. Bakım emeği yükü, güvencesiz çalışma ve ücret eşitsizliği, yıl boyunca tartışılan başlıklar arasında yer aldı. Kamusal kreş ve çocuklar için ücretsiz beslenme gibi talepler gündeme gelirken, doğurganlık oranlarına ilişkin açıklamalar da kamuoyunda yankı buldu.

YARGI PAKETLERİ VE ELEŞTİRİLER
10. ve 11. yargı paketleri kapsamında yapılan düzenlemeler, kadın ve LGBTİ+ hakları açısından eleştirildi. 11. Yargı Paketi ile tahliye edilen bazı hükümlülerle ilgili yaşanan yeni şiddet vakaları, yargı politikalarının sonuçları üzerine tartışmaları artırdı.

KADIN HAREKETİ VE ORTAK TEPKİ
2025 boyunca kadın hareketi, 8 Mart ve 25 Kasım gibi tarihlerin yanı sıra yargı düzenlemelerine karşı da ortak tutum aldı. Kadın örgütleri, hak kayıplarına karşı dayanışma çağrılarını sürdürdü. 2026’ya girerken, 10 Ocak’ta düzenlenecek “Büyük Kadın Mitingi” ile taleplerin yeniden dile getirilmesi planlanıyor.

2026’YA BAKIŞ
Uzmanlara göre, 2026’da kadın hakları tartışmaları, yasal düzenlemelerin uygulanması ve şiddetle mücadelede somut adımların atılıp atılmayacağı üzerinden şekillenecek. Peki bundan sonra ne olacak? Kadın hareketi, eşit yurttaşlık ve güvenlik taleplerini gündemde tutmaya devam edecek.

Kaynak: Birgün

 

google-site-verification=pKYdm1P9QWf8S82xedMpcv7sapcdzwpHCvR_FPmt-LI