Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

1 yılı 7 saat olan gezegen bulundu!

NASA’nın James Webb Uzay Teleskobu, gezegen oluşum teorileriyle örtüşmeyen sıra dışı bir gök cismi tespit etti. PSR J2322–2650b adlı gezegen, şekli, atmosferi ve pulsar etrafındaki ekstrem yörüngesiyle bilim dünyasında yeni tartışmalar başlattı.

NASA’nın James Webb Uzay Teleskobu, gezegen oluşum teorileriyle örtüşmeyen sıra

Haberebakis.com

 

NASA’ya bağlı James Webb Uzay Teleskobu (JWST), yaklaşık 750 ışık yılı uzaklıkta bulunan ve PSR J2322–2650b olarak adlandırılan olağan dışı bir gezegeni gözlemledi. Bir pulsar çevresinde dönen bu gök cismi, alışılmış gezegen oluşum süreçleriyle açıklanamayan yapısı, ekstrem sıcaklık değerleri ve yalnızca 7 saat süren yörünge periyoduyla dikkat çekti.

 

Açıklanması zor bir anomali

James Webb verilerine göre PSR J2322–2650b, güçlü yerçekimi kuvvetleri nedeniyle klasik küresel gezegen formundan saparak “limon” benzeri bir şekle bürünmüş durumda. Araştırmacılar, bu deformasyonun pulsarın yoğun çekim alanı ve yüksek enerjili radyasyonu nedeniyle oluştuğunu belirtiyor. Gezegenin bu sıra dışı geometrisi, mevcut modellerle tam olarak açıklanamıyor.

 

Pulsar etrafında benzersiz bir yörünge

PSR J2322–2650b, Güneş benzeri bir yıldız yerine bir nötron yıldızı olan pulsarın çevresinde dolanıyor. Pulsarlar, süpernova patlaması sonrası geriye kalan ve şehir büyüklüğünde olmasına rağmen Güneş’ten daha fazla kütle barındırabilen son derece yoğun cisimler olarak biliniyor. Uzmanlara göre bu pulsar, gezegeni sürekli gama ışınlarıyla bombardımana tutuyor.

 

Bir yıl sadece 7 saat

Gezegenin pulsara olan uzaklığı yalnızca 1,6 milyon kilometre. Bu mesafe, Dünya ile Güneş arasındaki yaklaşık 160 milyon kilometrelik uzaklıkla karşılaştırıldığında son derece küçük kalıyor. Bu yakınlık nedeniyle PSR J2322–2650b, pulsar çevresindeki bir turunu yalnızca 7 saatte tamamlıyor. Bu özellik, onu bilinen en kısa yıla sahip gezegenlerden biri haline getiriyor.

 

Aşırı sıcaklık farkları

Yakın yörünge, gezegen yüzeyinde ve atmosferinde aşırı sıcaklık farklarına yol açıyor. James Webb ölçümlerine göre:

Gece tarafındaki sıcaklık yaklaşık 650 derece

Gündüz tarafındaki sıcaklık ise 2.030 dereceye kadar çıkıyor

Bilim insanları, bu değerlerin şimdiye kadar ölçülen en uç sıcaklık rejimleri arasında yer aldığını vurguluyor.

 

Daha önce görülmemiş bir atmosfer mi?

JWST verileri, PSR J2322–2650b’nin atmosferinin karbon ve helyum ağırlıklı olduğunu ortaya koydu. Üst atmosferde is benzeri bulutlar tespit edilirken, daha derin katmanlarda aşırı basınç nedeniyle karbonun elmas formuna dönüşmüş olabileceği değerlendiriliyor.

Chicago Üniversitesi’nden Dr. Michael Zhang, atmosferi şu sözlerle tanımladı:
“Bu, kimsenin daha önce görmediği türden bir gezegen atmosferi. Normalde su, metan ya da karbondioksit bekleriz; bunun yerine moleküler karbon görüyoruz.”

Moleküler karbonun (C2 ve C3) tespiti, bugüne kadar ayrıntılı biçimde incelenmiş yaklaşık 150 ötegezegen arasında ilk kez kaydedildi.

 

“Veriler geldiğinde hepimiz şaşırdık”

Araştırmanın eş yazarı Carnegie Earth and Planets Laboratory’den Dr. Peter Gao, ilk tepkilerini “Veriler indirildiğinde kolektif tepkimiz ‘Bu nedir?’ oldu. Beklediğimiz hiçbir şeye benzemiyor” sözleriyle aktardı. Toplamda 6 binden fazla ötegezegen keşfedilmişken, PSR J2322–2650b pulsar çevresinde dönen bilinen tek gaz devi olarak kayıtlara geçti.

 

Oluşum senaryoları yetersiz kalıyor

Bilim insanları, gezegenin nasıl oluştuğuna dair net bir açıklama getiremiyor. Dr. Zhang, mevcut teorilerin yetersizliğini şu ifadelerle özetledi: “Normal gezegen gibi oluşması imkansız. Bir yıldızın dış katmanlarının soyulmasıyla da açıklanamıyor. Bu kadar karbonun kaynağı bilinmiyor. Bilinen tüm mekanizmaları dışlıyor.” Araştırma ekibi, gezegenin soğuma sürecinde karbon ve oksijenin kristalleşerek saf karbon kristallerinin helyumla karışmış olabileceği ihtimali üzerinde duruyor. Ancak bu senaryonun da tüm gözlemleri açıklamakta yetersiz kaldığı belirtiliyor.

 

Bilinmezlik yeni sorular doğuruyor

Stanford Üniversitesi’nden Prof. Roger Romani, keşfin yarattığı belirsizliğe dikkat çekerek, “Bir şey, oksijen ve nitrojeni atmosfere girmekten alıkoymuş olmalı. Gizem tam da burada başlıyor. Bu atmosferin tuhaflığını anlamaya devam edeceğiz” dedi.

 

Çalışma yayımlanma aşamasında

PSR J2322–2650b’ye ilişkin bilimsel çalışma, The Astrophysical Journal Letters tarafından yayına kabul edildi. Uzmanlar, bu keşfin gezegen oluşumuna dair temel varsayımları yeniden tartışmaya açtığı görüşünde birleşiyor.

 

google-site-verification=pKYdm1P9QWf8S82xedMpcv7sapcdzwpHCvR_FPmt-LI